Kredi faizleri 6.5 ayın dibine gerilerken, mevduat faizlerinde de indirimler başladı.   Yatırım Finansman’a göre, “15 Ekim haftası BDDK bültenine göre, sektördeki toplam krediler TL cinsinden haftalık %1,5 arttı. Hem TL krediler hem de döviz cinsi krediler (kur etkisinden arındırılmış olarak) haftalık bazda %0,4 artış kaydetti.

TCMB açıklamasına göre, finansal sektörde faaliyet gösteren 157 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilen anket sonuçları, finansal güven  endeksi ekimde bir önceki aya kıyasla 5,8 puan artarak 177,5 seviyesine yükseldi.

Çeyrek başından bu yana konut kredilerinde %0,5 büyüme

15 Ekim haftası BDDK bültenine göre, sektördeki toplam krediler TL cinsinden haftalık %1,5 arttı. Hem TL krediler hem de döviz cinsi krediler haftalık bazda %0,4 artış kaydetti. Yılbaşından bu yana, TL krediler %10,2 artarken, döviz cinsi krediler %1,4 daraldı. Konut kredilerinde %0,5 (3Ç: +%1,9) ve ihtiyaç kredilerindeki %0,1 (3Ç: +%5,8) artışla tüketici kredileri çeyrek başından bu yana %0,2 (3Ç: +%4,1) arttı.

TL mevduatlarda haftalık artış

Toplam mevduatlar haftalık bazda TL cinsinden %2,8 arttı. TL mevduatlar haftalık bazda %2,2 (+41mlrTL, kamu: +%2,2, özel: +%2,2) yükselirken, döviz mevduatlar %0,1 artış kaydetti (+299mn dolar, parite etkisi hariç -422mn dolar). 3 Eylül haftasında döviz mevduatlar 261mlr dolar ile rekor seviyeye ulaştı ve güncel rakamlarla 257,3mlr dolar seviyesindedir. Döviz mevduatların toplam mevduatlara oranı, 8 Ekim haftasına kıyasla, %55’te sabit kaldı. Toplam kredi/mevduat ve TL kredi/mevduat oranları sırasıyla %96 ve %137 seviyelerinde bulunuyor. Döviz kredi/mevduat oranı ise %63 seviyesindedir.

Donuk kredi oranı %3,6 seviyesinde

Sektörün donuk kredi oranı %3,6’da sabit kalırken, karşılık oranı %78’den %77,6’ya geriledi. BDDK tarafından 1 Ekim 2021 öncesi krediler için donuk alacak sınıflandırmasındaki kolaylığın uzatılması ve yeni krediler için bu kolaylığın kaldırılmasıyla, varlık kalitesindeki görünümün 2022’de netlik kazanmasını öngörüyoruz. Özel bankaların muhafazakar karşılık politikaları ve serbest karşılık rezervleri göz önüne alındığında, 1 Ekim öncesi krediler için açıklanan uzatmanın kamu bankalarının karşılık giderlerinin görece düşük seviyede kalmasına sebep olabileceğini düşünüyoruz. Küresel faiz oranları düşünüldüğünde, diğer bir önemli faktör ise döviz kurları karşısında TL’nin değeri olacaktır.

TCMB rezervleri 15 Ekim haftasında 2,3 milyar dolar artışla 125,7 milyar dolara yükseldi

  • Brüt döviz rezervleri haftalık bazda 600 milyon dolar artarak 86,0 milyar dolara yükselirken (4 Mayıs 2018’den bu yana en yüksek seviye); brüt altın rezervleri de haftalık bazda 1,7 milyar dolar artarak 39,8 milyar dolara yükseldi. Böylelikle, brüt rezervler haftalık bazda 2,3 milyar dolar artışla 125,7 milyar dolar oldu (13 Mart 2015’ten bu yana en yüksek seviye).
  • IMF tanımlı net rezervler haftalık bazda 2,5 milyar dolar artışla 32,1 milyar dolara yükseldi.

o          15 Ekim itibariyle, toplam swap açık pozisyon ise 68,1 milyar dolar (62,8 milyar dolar döviz + 5,3 milyar dolar altın) seviyesindeydi (8 Ekim: 67,0 milyar dolar – 61,9 milyar dolar döviz + 5,1 milyar dolar altın).

o          15 Ekim itibariyle, toplam swap pozisyonu hariç IMF tanımlı net rezervler -35,9 milyar dolar seviyesinde (8 Ekim: -37,3 milyar dolar).

Hazine’nin 11 Ekim’deki altın cinsi ihraçları, ilgili haftada uluslararası piyasalarda altın fiyatlarında gözlenen yükseliş ve TCMB’nin bankalarla yaptığı swap miktarında gözlenen artış son haftada rezervlerde gözlenen toparlanmanın belirleyicileri olarak not edilebilir.

(Yatırım Finansman  haftalık raporu)

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından ekim ayına ilişkin Finansal Hizmetler Anketi ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi açıklandı. Finansal sektörde faaliyet gösteren 157 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edilen anket sonuçlarına göre, endeks ekimde bir önceki aya kıyasla 5,8 puan artarak 177,5 seviyesine yükseldi.

Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu ve son üç aydaki hizmetlere olan talebin FHGE’yi artış yönünde etkilediği, gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisinin ise FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü.

YORUM:  Faizleri düşürmek, kredileri hızlandıracak mı?

Doç.Dr.Ata Özkaya: Faiz kararı ve para politikası geleceği

Çetin Ünsalan yazdı: Faiz indi de ne oldu?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz