Küresel mali piyasalar dün günü oldukça iyimser bir şekilde tamamladı. Hatırlanacağı üzere, salgın kaynaklı arz-talep dengesizlikleri ve tedarik zincirinde yaşanan sıkıntıları nedeniyle, emtia fiyatları genelinde yükseliş devam ederken, özellikle doğal gaz ve petrol fiyatlarındaki yükselişi son dönemlerde bültenlerimizde ön plana taşıdık.

Lakin, aşağıda detaylandıracağım üzere,  BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ya göre, küresel gıda fiyat endeksi de Eylül ayında 10 yılın zirvesine yükseldi. Emtia fiyatlarının genelinde yaşanan amansız yükseliş, enflasyon beklentilerini ve beraberinde tahvil faizlerinin de yükselmesine neden oluyor. Piyasanın kendi faizini yükseltmesi ile, merkez bankalarının da beklenenden daha erken faiz artışına gidebileceği endişesi, hali hazırda piyasalarda egemen olan stagflasyon riskin (yüksek enflasyon ve durgunluk) tırmandırarak, piyasaların da ruh halini dönem dönem olumsuz etkileyebiliyor.

Dönelim konumuza. Uzun bir kapanma ve izolasyon dönemi ardından ekonomilerin peşpeşe açılması ile artan doğal gaz talebinin mevcut stoklarda hızlı bir azalmaya neden olması ve bu nedenle petrole olan talep, hafta içinde Brent’in varil fiyatını 83,5 dolar ile son 3 senenin yeni zirvesini itti. Benzer bir şekilde, WTI cinsi petrolün 7 yılın, ABD’de işlem gören doğal gaz kontratlarının 12 yılın zirvesine yükselmesi ile enerji krizi şirazesinden çıkarken, dün Rusya’nın AB’ye doğalgaz tedariği noktasında yardım elini uzatması sonrası, küresel mali piyasalar günü oldukça iyimser tamamladı.

Elbette dün de belirttiğimiz üzere, soğuk bir savaş yaşayan ABD ve Çin liderlerinin görüşme noktasında karar almaları ve temerrüdün kapısına dayanan  ABD borç tavanı yükselme noktasında ABD Senatosunda Cumhuriyetçilerin, Demokratların planına yeşil ışık yakması sonrası Asya’da başlayan iyimserlik, adeta tüm dünyaya sirayet etti. Avrupa borsaları günü yükselişle tamamlarken, ABD borsalarında alımlar %1 seviyesine ulaştı.

Küresel borsa endeksleri, dün hatırı sayılır oranda yükseliş kaydederken, son günlerde yazdıkları kayıpların da bir bölümünü telafi etmesi, içeriye de olumlu yansıdı. BİST100 endeksi günü neredeyse %2’ye yakın artışla tamamlarken, sabah saatlerinde TCMB’nin düzenlediği yatırımcı toplantısı, piyasaları pek de tatmin edemeyince, TL’deki zayıflığın sürdüğüne ve iyimser günde USDTRY kurunun 3 çirkin 8’in etrafında (8,88) salınmaya devam ettiğine şahit olduk.

TCMB’nin her hafta Perşembe günü açıkladığı haftalık para ve banka raporuna göre, faiz indirimi ardından yurtiçi yerleşiklerin döviz satışları 4 milyar doları aşarken, benzer dönemde, yabancıların menkul kıymet satışının da sürdüğünü gördük.

Dün küresel borsaların günü iyimser tamamlamaları ardından yeni gün başlangıcında da hava güneşli. Asya piyasalarında yeşil renginin hakim olduğunu görüyoruz. Gösterge endeks Japonya borsası Nikkei %2 artışla başı çekiyor. Pasifiğin diğer ucunda da benzer bir şekilde ABD borsalarının vadeli işlemlerinde %0,25 oranında yükselişler görüyoruz.

Reuters haberlerinde, ABD Senatosu, federal hükümetin 28,4 trilyon dolarlık borç limitini geçici olarak yükselterek tarihi bir temerrüt riskini bertaraf ederken, daha uzun süreli bir çözüm kararını Aralık ayı başına kadar ertelediğini görüyoruz.

Bugün gözler KKTC saati ile 15:30’da ABD Çalışma Bakanlığı tarafından açıklanacak resmi istihdam raporuna çevrilecektir. ABD’de enflasyonun multi yılların zirvesine yükselmesi sonrası kanunen görevi fiyat istikrarı ve maksimum iş gücünü sağlamak olan FED, iki ara bir derede adeta sıkıştı. Son aylarda hep enflasyonun geçici nedenlerden yükseldiğini, pandemi nedeniyle tedarik zincirindeki kırılmaları ön plana çıkarırken, artık enflasyonun iyice ısırması ardından bugün açıklanacak istihdam raporunda gelecek sinyaller, karar verici nitelikte olacaktır.

Bu bağlamda, Eylül ayında tarım dışı sektörde istihdam artışının 500bin kişi olması, işsizlik oranının ise %5,1’e gerilemesi bekleniyor. Manşet veriler kadar, raporun alt kalemleri de ön plana çıkacaktır. Enflasyon göstergesi olan aylık ortalama kazançların %0,4 ; yıllık olarak ise %4,6 artış kaydetmesi bekleniyor. Beklentilere paralel açıklanacak bir veri, FED’in ekonomiye aylık olarak verdiği 120 milyar dolar tutarında likidite desteğini artık kademeli olarak geri çekmesinin de önünü açacaktır. Bu minvalde tapering için Kasım ayı ön plana çıkıyor. Madalyonun diğer tarafında ise, zayıf bir verinin kafaları iyice karıştıracağını da unutmamak gerekiyor. Volatiliteye hazır olmak gerekiyor!

Elbette, morfin misali acıları dindiren paranın azalacak olması, piyasaları bir nebze üzecek olsa da, musluğun kısılma şiddeti de bu noktada önem arz edecektir. FED’in sene sonu tahvil alım programını azaltarak, 2022 ortasında tamamen bitirmesini bekliyoruz. Bu da aylık 15-20 milyar dolar civarında bir azalmaya işaret edecektir. Suyun şiddetinin azalmasına rağmen akmaya devam edecek olması, piyasa tepkisinin de şiddetli olmayacağı anlamına geleceğini düşünüyoruz.

Bu bakış açısıyla, 2022 başında İngiltere’nin; 2022 sonunda ise ABD’nin, pandemi başında sıfırlanan faiz oranlarında ilk hamleyi yapmalarını bekliyoruz. Finansal koşullarının her ay biraz daha sıkılaşacağını fiyatlayan piyasaların risksiz faiz oranı olarak gördüğü ABD 10 yıllık tahvil faizleri bu sabah %1,60 seviyesine yükseldi (2 ay önceye göre 50 baz puan yükseliş).

Elbette, ABD faizleri hatta enflasyon sonrası reel faizler ile ters korelasyona sahip altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin de baskı altında kalmaya devam ettiğini görüyoruz. Gümüş 3 haftadır 22,50 dolar seviyesinin etrafında dar bir bantta salınırken, altının ons fiyatı ise 1,745-1,750 dolar seviyesinin üzerindeki desekte tutunmaya çalışıyor. Bundan sonrası için, altının enflasyona karşı bir koruma enstrümanı olarak mı değer kazanacağı, yoksa, ABD faizlerinde yükselişle karşı faiz getirisi olmaması nedeniyle geri planda mı kalacağı sorularının cevabını yakın bir gelecekte alacağız. Emtia getirileri arasında ligde son iki sırada altın ve gümüşün yer aldığını unutmamak gerekiyor. Ucuz mu kaldı sorusunun cevabı evet. Ucuz olması alım için yeterli bir neden midir sorusunun cevabı ise kocaman bir hayır. Yön belli olana kadar kenarda beklemeye devam edeceğiz.

Dün Rusya’nın AB’ye doğalgaz tedariğinde yardımcı olacağı yönündeki haber ardından enerji fiyatları hız kesse de, petrole yönelik talep, bir günlük kesinti ardından bu sabah yeniden başladı. Brent cinsi kuzey denizi petrolün varil fiyatı yeniden 83 dolar seviyesine dayandı! Enerji sektörüne yönelik mevcut uzun pozisyonlarımızı bir müddet daha korumaya karar verdik.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz