Çin’in ekonomik toparlanmasındaki çalkantılar, yükselen piyasa rallisine yönelik pusuda bekleyen bir tehdit olarak yatırımcıların sinirlerini germeye devam ediyor.  

Gelişmekte olan ülke para birimleri, Çin’deki zayıflık belirtilerine karşı giderek daha savunmasız hale geliyor. JPMorgan Chase & Co. göstergesi ile Yuan arasındaki korelasyon geçtiğimiz beş yılın en yüksek seviyesinde. Bu hafta Çin’den gelecek fabrika ve tüketici verileri, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’deki toparlanmanın yavaşladığını ve bu durumun daha riskli pazarlara bulaşma ihtimalini kanıtlayabilir.

Yuan’i dolar karşısında yetersiz gören UBS Varlık Yönetimi’nin Hong Kong merkezli Küresel Gelişen Piyasalar ve Asya Pasifik başkanı Hayden Briscoe, “Çin’deki yavaşlama, dünyanın geri kalanı için önemli bir sorun teşkil ediyor ve birçok gelişmekte olan piyasada şimdiden kendini göstermeye başladı. Çin’deki yavaşlamanın daha da artmasını bekliyorum” yorumunu yaptı.

Çin ekonomisi, geçen yıl Covid şokundan imalat kaynaklı bir toparlanmayla hayata dönmüştü. Ama bu donusun uzun sürmeyeceğine dair işaretler var.

Yeniden başlayan pandemi dalgalarının ortasında, Ağustos ayı satın alma yöneticileri anketleri ikinci yarıda bir yavaşlamaya işaret ediyor. Başkan Xi Jinping’in düzenleyici baskıları piyasaları ürkütürken, bir yandan da ülkenin en büyük emlak geliştiricisi China Evergrande Group’un borç sözleşmesinin koşullarını karşılayamaması, bankaları ve yatırımcıları on milyarlarca dolar borçla karşı karşıya bırakabilir.

Çin’in dolar bazlı devlet ve şirket tahvilleri, Bloomberg gelişmekte olan ülke dolar borç göstergesinde %18 ağırlığa sahip. Çinli şirketler ayrıca, geçtiğimiz hafta sadece iki gün içinde bu ayın tüm kazançlarını silen MSCI Inc.’in gelişen piyasa hisse senedi endeksindeki toplam ağırlığın yaklaşık üçte birini oluşturuyor.

New York’taki Columbia Threadneedle Investments’ta kıdemli faiz oranı ve para birimi analisti Ed Al-Hussainy, “Çin’in finansal sistemi sistematik olarak önemli olacak kadar büyük ve orada düzensiz bir şekilde kaldıracın kaldırılması risk açısından acı verici olacak” yorumunu yaparak, Çin’in özel şirket varlıklarının risk primindeki artış gelişmekte olan piyasa varlıklarına yayılması konusunda endişeli olduğunu dile getirdi.

Söz konusu sarsıntılara rağmen, boğaların cesaretlenmek için uzun döneme bakmasına gerek yok. Hisse senedi değerlemeleri 20 yılın en düşük seviyesine yakın ve birçok yükselen piyasa merkez bankasının şahin dönüşü, faiz arbitrajı getirilerini artırdı. MSCI’nin hisse senedi referans noktası üç hafta içinde yaklaşık %5 artarken, Güney Afrika randı bu dönemde çoğu gelişmekte olan ülke para biriminde görülen kazanımlara öncülük etti.

Aynı zamanda, Çin’in doğrudan yörüngesindeki varlıklar için ralli çok daha sessiz hale geldi. Güney Kore wonu geçen hafta %1 kaybetti ve Tayland’ın yerel tahvilleri bu ay %2 düştü, böylece Latin Amerika dışındaki en kötü performans gösteren iki piyasa oldu.

Londra’daki BlueBay Asset Management stratejisti Tim Ash’e göre Pekin, büyümeye daha az önemseyen, daha çok aşırı borç ve finansal dengesizliklere odaklanan bir “Çin Kalesi” politika stratejisine geçiyor.

Çin dünya ekonomisini yönlendirmede daha zayıf bir rol oynamaya başlarsa, ABD teşvik programları yerini alacak ve yeni düzen daha yüksek küresel faiz oranlarına, daha güçlü bir dolara ve daha düşük emtia fiyatlarına yol açacak. Ash, bunların hiçbirinin gelişmekte olan pazarlar için “iyi bir karışım” olmadığını söyledi.

Bu hafta dikkatle takip edilecek diğer olaylar:

Bloomberg Economics bir raporda, Çin’in Çarşamba günü açıklanacak olan Ağustos endüstriyel üretim ve perakende satış rakamlarının “iyileşmenin daha güçlü ters rüzgarlarla karşı karşıya olduğunu göstermesi muhtemel” dedi. Sanayi üretimi durmuş olabilir, ancak yüksek baz nedeniyle yıllık büyüme muhtemelen yavaşladı.

Hindistan’ın Pazartesi günü açıklanacak enflasyon verileri, politika yapıcılar ekonomik büyüme desteğini masaya yatıracakları için yakından izlenecek. Merkez bankasının Para Politikası Komitesi’nin harici bir üyesi olan Jayanth Rama Varma, ekonomik büyüme eğiliminin devam etmesi konusundaki muhalefeti normalleşme adımlarına ilişkin bir tartışma yönünde alevlendirdiğini, aynı zamanda enflasyonist baskıların tahmin edilenden fazla kalıcılık gösterdiğini söyledi.

Mısır, Bloomberg’in takip ettiği 50’den fazla büyük ekonomi arasında en yüksek olan reel faiz oranına sahip olduğu için muhtemelen Perşembe günü yapılacak toplantıda faiz oranını değiştirmeyecek.

Rusya Cuma’dan Pazar’a kadar parlamento seçimleri yapacak.

Kolombiya’da ise, imalat üretimi ve perakende dahil olmak üzere satışların, ülkede ekonomik toparlanmaya işaret ettiği ve merkez bankasının bu nedenle mali teşviki azaltma kararı vermesi olası görünüyor.

 

 

Kaynak: finance.yahoo.com

Çeviri: Cem Cetinguc

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz