Dolar/TL kuru 9,03’ü aşarak rekor kırdı.

Pazartesi günü yurt içi piyasaların kapalı olduğu saatlerde 9 seviyesini aşan Dolar/TL kuru, haftanın ikinci işlem gününde rekor seviyeye yükseldi.

Türk Lirası, Tayland bahtı ve Güney Kore wonu ile birlikte düşüş kaydeden gelişen para birimleri arasında yer aldı.

Türk Lirası’ndaki bu değer kaybı, Amerikan Doları’nın güçlenmesiyle yakından ilgili.

Pandemi sırasında ekonomiyi canlandırmak için piyasaya nakit pompalayan gelişmiş ekonomilerin, enflasyon kaygılarıyla para politikalarında değişiklik planlamaları Türk Lirası gibi para birimlerini etkiliyor.

Ancak TL’deki değer kaybının arkasında Türkiye’deki para politikasının da etkisi var.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), 23 Eylül’deki toplantısında politika faizini 100 baz puan düşürerek yüzde 19’dan yüzde 18’e indirdi.

Karar öncesi 8,64 seviyelerinde olan kur, kararın açıklanmasının ardından 8,80 seviyesine kadar yükseldi.

Icrypex’ten Strateji Geliştirme Müdürü Tuğba Özay, “Küresel çapta artan enflasyon endişeleri tüm ülkeleri parasal sıkılaşmaya mecbur bırakırken enflasyonda yüzde 20’lere yaklaşmış bir ülke olarak böyle bir ortamda faiz indirimine gidilmesi TL’nin negatif ayrışmasına neden oluyor” açıklamasıyla bu durumu özetliyor.

Bol likidite dönemi sona eriyor

Küresel olarak koronavirüs pandemisiyle başlayan bol likidite döneminin artık sonuna geliniyor.

ABD Merkez Bankası (Fed) eylül ayında, pandemi sırasında ekonomiyi canlandırmak için piyasaya sundukları teşvikleri artık yavaşlatmaya hazır olduklarını, diğer bir deyişle “tapering” sürecine gireceklerini açıkladı.

Fed, pandemi boyunca aldığı tahvillerle piyasaya her ay 120 milyar dolar nakdin girmesini sağlamıştı.

Böylece piyasaların desteklenmesi, ekonominin canlanması hedeflenmişti.

Ancak bu ABD’nin yükselmeye başlayan bir enflasyonla yüz yüze gelmesine, aynı zamanda Fed’in bilançosunun da kabarmasına yol açtı.

Benzer bir durum Avrupa Merkez Bankası için de geçerli.

Bundan sonra başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde krizlerin önüne geçmek için “tapering” ile ekonominin normale dönmesi amaçlanacak.

Bunun için de piyasaya sağlanan likidite yavaş yavaş geri çekilecek.

Tapering ile merkez bankalarının gevşek para politikasını sıkılaştırmaya başlaması, bir süre sonra da faizlerin artırılması beklenebilir.

Bu da doların daha da güçleneceği anlamına geliyor.

t24.com.tr

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz