Borsa İstanbul’a baktığımızda Nisan’da, Mayıs’ta, Haziran’da 1450’yi aşmayı çalıştığını ama başaramadığını, şimdi bu işi tekrar denediğini görüyoruz. Peki an itibari ile bu seviyeyi aşabilir miyiz? Yani Ağustos ayındaki ekonomik ve politik koşullarda Nisan, Mayıs, Haziran aylarına göre bir düzelme var mı? Geçmişte kapanmaların olduğunu, şu an ekonomin açılmaya başladığını düşünecek olursak koşulların bir tık daha iyi olduğunu söyleyebiliriz. Bunu açıklanan makro ekonomik verilerden de izleyebiliyoruz. Gelen bilançolar  da fena değil. O zaman 1450 seviyesi Ağustos ayında aşılabilir mi? Bu konuda tek bariyer Delta’ya bağlı endişeler. Ancak endişenin tesellisi ise aşılamanın yaygınlaşması. Lakin aşı karşıtları toplumların bağışıklık kazanmasının önüne takoz koyuyor.

O zaman Delta borsayı aşağı iterken, bilançolar, olumlu makro veriler, FED’in geri çekmesine daha süresi olan tahvil alımları  da endeksin 1450’yü aşması için çalışacak.

Bu zıt ilişkilerden galip çıkan yukarı yönlü hareket olursa, bu sefer hedef 1600 olacak. 1600 seviyesi de geçmişte Ocak, Şubat ve Mart aylarında aşılmaya çalışıldı. Ancak Ağbal’ın görevden alınması ile işler tersine döndü. Şimdi 1600’ün aşılması için bir umut var mıdır? Bence yok. 1600 üzeri için Türkiye ekonomisi ve siyasetinde büyük bir değişim gerekli. Ya da popüler ifade ile söyleyelim bize yeni bir hikâye lazım. Amerikalı, Avrupalı yatırımcının bizi aradığında onlara hisse almaları için anlatabileceğimiz inandırıcı bir hikâye olmalı. Bu hikâye ufukta gözükmüyor.

Ama borsa yatırımcısı Kemal Burkay’ın şiirinde yazdığı gibi bir gün gülümseyecek, bu kesin.

Ne diyordu Burkay? “Belki şehre bir film gelir, Bir güzel orman olur yazılarda, İklim değişir, Akdeniz olur”

Evet; siyasi, iktisadi iklim değişir, 1600 geçilir…

Atilla Yeşilada:  Çin’den gelen tehlike çanları

Kaya Özyürek: Hisse Değerlemesine Giriş

 Ünlü yatırımcı Bernstein uyardı: “Kariyerimde gördüğüm en büyük piyasa balonuna tanıklık ediyoruz”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz