Eylül’de işsizlik oranı %0,3 puan düşüşle %11,5’e geriledi. Eylül ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı geçen ayki %11,8’den (%12,1’den revize edildi) %11,5’e, tarım-dışı işsizlik oranı da %13,8’den %13,3’e geriledi. TÜİK’in üçer aylık hareketli ortalamalar yöntemi kullanılarak yayımlanan işgücü istatistikleri yerine, ocak ayından beri bağımsız aylık tahminler kullanarak yayımlamaya başladığı yeni serilerdeki dalgalanma dikkat çekici boyutlarda kalmaya devam ediyor. Bu dalgalanmada özellikle işgücü katılım oranlarındaki oynaklık da etkili oluyor. Bu açıdan, trendin daha doğru değerlendirilmesi adına, açıklanan aylık verileri 3-aylık ortalama olarak takip etmek daha faydalı olabilir. Buna göre, işsizlik oranınında %11,4’ten %11,7’ye bir artış olsa da, Nisan’daki %13,2’ye göre önemli bir iyileşme olduğunu söyleyebiliriz.

İşgücüne katılımdaki artışa karşın, istihdam büyümesiyle işsizlik oranı geriledi. Haziran’da %50,4’e kadar gerileyen işgücüne katılım oranındaki normalleşme eğilimi devam ediyor; oranın %51,2’den %51,7’ye yükseldiği görülüyor. Bu da işgücünde son 1 ayda 356 bin kişilik artış olduğu anlamına geliyor. Bu artışa karşın, yaratılan 454 bin kişilik istihdam sayesinde işsizlik oranındaki düşüşün sağlandığı görülüyor. İstihdam artışının 218 bin (%3,5) ve 175 binlik (%1,1) artışlarla sanayi ve hizmet sektörlerinde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Tarım ve inşaatta ise sırasıyla 21 bin (%0,4) ve 13 bin (%0,7) kişilik artış var.

Önümüzdeki yıllarda işgücüne katılımındaki artış, işsizlik oranındaki düşüşü sınırlayacak. Salgın öncesi dönemde %53,0-53,5 seviyelerindeki işgücüne katılım oranı, salgınla birlikte %48 seviyelerinin de altına geriledikten sonra yeniden kademeli olarak %51,7 seviyesine iyileştiyse de, halen salgın öncesi seviyelerin çok uzağında seyrediyor. 2022-2024 dönemi OVP’ye göre, bu oranın 2024 yılına kadar kademeli olarak artarak %53,6’ye yükselmesi öngörülüyor. Bu oranın bile, OECD ortalaması olan %70-71 civarı seviyelerin oldukça altında olduğunu not etmek lazım. Önümüzdeki yıllarda işgücüne katılım oranındaki yükselişler, işsizlik oranının makul seviyelere çekilmesi için giderek daha fazla istihdam yaratılmasını gerektirecek.

En geniş-tanımlı işsizlik oranı %21,9’da seyrediyor.  İşgücüne katılım oranındaki dramatik gerileme nedeniyle, geniş-tanımlı işsizlik oranları istihdama ilişkin daha doğru bir fikir verebilir. Bu nedenle, TÜİK Ocak’tan itibaren zamana bağlı eksik istihdam (örneğin ücretsiz izne ayrılanlar) ve potansiyel işgücünün (örneğin iş bulma ümidini kaybettiği için iş aramayanlar) hesaplamalara dahil edildiği geniş tanımlı işsizlik oranlarını da açıklamaya başladı. Buna göre, eksik istihdam ve potansiyel işgücünün hesaplamalara dahil edildiği en geniş tanımlı işsizlik oranı %21,9’da seyrediyor.  İşsizlik oranı hesaplaması, sadece potansiyel işgücü dahil edilerek yapıldığında %18,5, sadece eksik istihdam üzerinden yapıldığında da %15,2 çıkıyor.

Gedik Yatırım

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz