Bugün bültenimizi, yatırım bankacılığı, finansal danışmanlık ve yönetim konularında sunduğu servislerle tanınan çokuluslu yatırım bankası Goldman Sachs ekonomisti Erik Meyersson’un dün Twitter hesabından yaptığı paylaşımı ön plana çıkararak başlamak istedik. Meyersson, Türk Lirasında süregelen değer kaybını ön plana çıkararak “Türk Lirası’nın bugünkü değeri dünkü değerden daha zayıf olabilir ama en azından yarınki değerden daha güçlü” değerlendirmesinde bulundu.

Her ne kadar TCMB Başkanı Kavcıoğlu, son yaptığı sunumunda TL’deki değer kaybının faiz indirimi ile alakalı olmadığını söylese de, dünyanın daha sıkı bir para politikasına soyunduğu bir ortamda TCMB’nin indirim döngüsünde olması, artan enerji fiyatlarının Türkiye’nin enerji faturasını yeniden kabartarak cari açık ve enflasyonla mücadelesini sekteye uğratacak olması ve yaşanan tedarik zincirindeki darboğazın yarattığı riskten kaçış ile doların küresel olarak değer kazanması, TL’nin koruma kalkanını son günlerde iyice zayıflattı.

Dün USDTRY kuru, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kabine toplantısı ardından Suriye hakkında değerlendirmelerinin tırmandırdığı jeopolitik risk algısı ile 9,0450 seviyesine kadar yükselerek dolar karşısında tüm zamanların en değersiz seviyesine geldi. Benzer bir şekilde, TL’nin dolar ve euro sepetine karşı değeri de 9,7440 ile rekor tazeledi.

ABD ile ilişkilerin zayıf bir eksende seyrettiği, ay sonunda Biden ile G20 zirvesi kapsamında İtalya’nın başkenti Roma’da görüşecek olan Sn. Cumhurbaşkanı’nın açmış olduğu ordu modernizasyonu kapsamında F16 parçaları ve kitleri kartı bir tarafta; Rusya ile askeri anlamda dirsek temasının da nereye varacağı merakla takip ediliyor.

Yatırımcı nezdinden yaşanan güven kaybı ile, son 1 aylık zaman diliminde, gelişmekte olan ülke para birimleri arasında, TL’nin dolara karşı %6,8 ile en çok değer kaybeden para birimi olurken, borsa cephesinde ise havanın dolar bazında Türk şirketlerinin oldukça ucuz kalması nedeniyle daha ılımlı seyrettiğini görüyoruz. Haber akışında dün döviz bürolarında döviz işlemlerinde kimlik zorunluluğunun getirilmesi de ön plana çıktı!

Küresel cephede ise, dün, piyasaların ruh halinin oldukça sakin seyrettiğine şahit olduk. Petrol ve doğalgaz fiyatları yüksek seyrini korumaya devam ederken, OPEC üzerinde üretim artışına gidilmesi veya benzer bir şekilde ülkelerin artan fiyatlara karşı stratejik rezervlerini kullanma kartını oynayabileceklerini düşünüyoruz. Bu riske rağmen, genel hatları ile doğalgaz cephesinde yaşanan enerji darboğazına paralel petrole olan talebin canlı kalacağı beklentisi ile uzun pozisyonlarımız korumaya devam ediyoruz.

Dün gümüş cephesinde 1/2 oranında ve onsu 22,60 dolar seviyesinden uzun pozisyon açtık. 23,20 seviyesinin aşılması ile pozisyon artırımına gideceğiz. Dün ABD 10 yıllık tahvil faizlerinde yaşanan hafif çaplı geri çekilme de bizleri bu bağlamda cesaretlendirdi.

ABD borsaları geceyi hafif çapta düşüşlerle tamamlarken, bu sabah aynı ruh hali Asya borsalarına da sirayet etmiş. Dün, FED cephesinden politika yapıcıları, ekonominin merkez bankasının kriz dönemindeki desteğini geri çekmeye başlaması için yeterince iyileştiğini ve FED’in gelecek ay en kısa sürede aylık tahvil alımlarını azaltmaya başlayacağı beklentilerini güçlendirdiğini söyledi. Bazı FED üyeleri, enflasyonun kalıcı olabileceğini de zikretmeye başladı! Bu risk küresel mali piyasalar üzerinde yeniden satış baskısına neden olabilir.

Bugün bu minvalde, makro ve mikro cephede açıklanacak veriler, tedarik krizinin yarattığı enflasyonist baskıların nelere yol açtığını anlamak adına önem arz edecek. Makro cephede KKTC saati ile 15:30’da ABD’de açıklanacak TÜFE enflasyonu piyasaların dürbününde ilk sırada yer alıyor. Reuters anketine göre yıllık manşet TÜFE artışının %5,3 ; çekirdek enflasyonun ise %4 olması bekleniyor. Öte yandan, günün ikinci yarısında açıklanacak ABD’de bilanço sezonu da, son dönemde yaşanan sert fiyat artışlarının şirket bilançolarını nasıl bir tahribat yarattığı hakkında önemli ipuçları sunacak. İçerde ise bugün TÜİK Eylül ayı konut satış istatistikleri açıklayacak.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden olan Nobel Ekonomi Ödülü bu yılki sahiplerini buldu. Ödülü David Card, Joshua D. Angrist ve Guido W. Imbens kazandı. Ekonomistler asgari ücretin günlük hayata etkisi üzerine çalışmaları nedeniyle bu ödüle layık görüldüler.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz