(Bilmiyorsanız; ‘1984’ Orwell romanından, Hakikat bakanlığı kavramını inceleyin)

1) Gerçekten 3 kamu bankasına ihtiyacımız var mı? Neden bire indirip, ‘’sorunlu krediler’’i ayıklayıp, kötü banka modeline geçmiyoruz.. yeni kurulacak, XYZ kamu bankası, hazine üzerinden ihraç edilecek uzun vadeli tahvillerle (TCMB’de repolanacak) sermayelendirilir.. hepimiz ağlıyoruz.. risk primimiz neden 410 bps üzerinde diye.. yukarıdaki hareket, o risk primine ne yapar hiç düşündük mü;

2) Biyolojik tarım bugün ve yarın dünyanın en önemli sektörüdür: 10 seneye 2.5 milyar insanın tarım ürünlerine ve tohuma erişimi kısıtlı olacak.. teknoloji trenini Kore / Tayvan’a kaçırdık.. yazılım trenini Hindistan’a kaçırdık.. bari biyolojik tarım ve tohum trenini kaçırmayalım.. koca ülkede 1 şirket var bu konuda çalışma yapan! YAZIYLA BİR.. haa.. araplar bu konuda manyak yatırım yapmak zorundalar.. yoksa aç kalacaklar;

3) Ülkedeki dolar lobisinin varlığı net : inkar edilemez.. ama dolar lobisinin her lira güçlenişinde ‘’rekabetçi kur / ihracatçılara yazık değil mi / mallar elimizde mi kalsın’’ diyerek 83.9 milyonun fakirleşmesine (sadece 100,000 kişilik bir grup olduğu tahminim var) adeta alay ederek, mücadele vermesine neden herkes seyirci kalır : bu kadar mı güçlüdür lobiciler ki, doğmamış çocukların bu topraklarda fakirleşmesi göze alınır;

4) Finans sektörü insan kaynağı majör kötüleşiyor çünkü gençlere alay eder gibi maaşlar verip, en az 5 sene de yönetmen olmak için çalışacaksın diyoruz! iyi çocukların hepsi reel sektöre ve IT’e gidiyor.. ve gitmeye devam edecek.. 20 senelik şube müdürü Gebze otomotiv sanayi’nde çalışan junior bir mühendisten az maaş alıyorsa.. kim gelir bu sektöre.. cevabı sizlerde;

5) Istanbul’un finans merkezi olması için borsa/DİBS piyasasından, son 8 senede kaybettiğimiz en az 200 new york/boston/londra kurumsal yatırımcısını geri getirmeliyiz.. yoksa kendimiz çalar oynarız;

6) Lira değer kaybettikçe ihracatçılar kazanmıyor hatta aynı parayı kazanmak için daha fazla ihraç etmek, bunun içinde daha fazla ara malı ithal etmek zorunda kalıyorlar (kilogram başına ihracat kazançları inceleyin);

7) Halka arzlarda ‘’minimum %15 yabancı kurumsal yatırımcıya satılacak’’ kuralını getirmezsek, patlamalar daha da çoğalacak;

8) Her üretim iyi değildir : katma değer yaratacak ve yurt dışından fon yatırımı bulup kapasite artırabilecek üretim iyidir.. yoksa her üretim, bir gün aynı istihdamı barındırabilmek için banka sektörümüze kredi yükü olarak geri dönmektedir;

9) Sokaktaki adam ‘’yarın’’ ihtiyacı olan malın daha pahalı olacağına inanıyorsa ve cebinde şu an para yoksa, o malı normalde almaz ve bekler.. ama Türkiye normal bir ülke değil.. bireysel kredi büyüme oranları da, işte bu nedenle, enflasyon beklentileri aşağı çekilmedikçe düşmez;

10) Ülke olarak yapabileceğimiz en büyük yatırım tekrar tarımda kendi kendine yeten bir ülke olmaktır.

#Yatırım #teknoloji #tarım # #üretim

Kaynak:  Işık Ökte’nin linkedin paylaşımıdır

Erden Armağan ER: Gıdada fahiş fiyat mı yoksa tarım politikalarının iflası mı?

Türkiye’nin CDS’i “haksızlık” mı? & “Yüksek kur – düşük ücret” ile nereye kadar! | Fatih Özatay

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz