Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Kerim Rota, son dönemde ekonomide yaşananları ‘Erdoğan krizi’ diye niteleyerek, “Bu aslında bir el yapımı kriz. Hükümetin kendi faiz takıntılarından ortaya çıkmış bir kriz” dedi.

Krizden çıkışın ilk adımının erken seçim olduğunu savunan Rota, aksi takdirde Türkiye’nin ekonomik anlamda felaketlerle karşı karşıya kalacağının altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mart ayında gece yarısı kararnamesiyle Merkez Bankası (MB) başkanını değiştirmesinden bu yana ekonomiye ilişkin göstergelerde adeta dikiş tutturulamıyor. Erdoğan’ın düşük faiz ısrarı ve MB’nin yüzde 30’a koşan enflasyona rağmen son üç ayda 400 baz puan faiz indirmesi sonucu Türk Lirası’nda (TL) tarihi değer kayıpları yaşanmaya başladı.

Erdoğan’ın hafta başında “Bu politikayla biz ne yaptığımızı, niçin yaptığımızı, nasıl yaptığımızı, hangi risklerle yaptığımızı, sonunda ne sonuçlar elde edeceğimizi gayet iyi biliyoruz. Ekonomik kurtuluş savaşından milletimizi zaferle çıkaracağız” diyerek mevcut politikada ısrarını dile getirmesiyle TL, 2001 krizinden bu yana en hızlı değer kaybını yaşadı.

‘Erdoğan krizi’

Ekonomist Rota yaşanan her ekonomik krizin kendi döneminden sonra tanımlandığını belirterek şöyle konuştu: “Krizlerin ismi krizden belli bir süre sonra konuyor. İçinde yaşadığımız dönemde pek isimlendiremiyoruz. Belli bir süre sonra tanımlanabiliyor. 2001 krizi bir tarihle özleştirildi. 2008 krizin Lehman krizi olarak, yani bir bankanın batışıyla ortaya çıkar. Ya da 97 Rusya krizi deriz. Bir ülkenin sorunlarıyla ortay çıkar. Şu an içinde bulunduğumuz krizin ne olduğunu belki bir süre sonra anlayacağız ama ben bunu ilerde bir ‘Erdoğan krizi’ olarak adlandıracağımız düşünüyorum. Bu aslında bir el yapımı kriz. Hükümetin kendi faiz takıntılarından ortaya çıkmış bir kriz.”

‘Çok büyük felaketle sonuçlanacak’

Rota’ya göre krizden çıkışın ilk adımı erken seçim: “Bu krizden çıkış aslında bir iktidar değişikliğiyle olabileceği üzerinde herkes mutabık. Ama bu krizden çıkışın reçetesi 2001 krizinin sonundaki 2002 uygulamaları ya da 2008 Lehman krizinin sonundaki 2009 reçeteleriyle olabilir mi? Zannetmiyorum. Ben çok daha farklı bir reçeteyle buradan çıkışın mümkün olabileceğini düşünüyorum. Bu reçetelerin içinde mutlaka ekonomi politikalarının toplumsal mutabakat alınması var. Şu anki yaşadığımız krizin üstünde hiçbir toplumsal mutabakat yok. Sadece 2018 yılında Erdoğan’ın ‘Bırakın bana ben faizle nasıl uğraşırım’ sözlerinden başka hiçbir ekonomik vaadi yoktu aslında. O yüzden geldiğimiz nokta da önce bir dövizle uğraştılar 128 milyar dolar satıldı. Şimdi de faizle uğraşıyorlar bu da çok büyük bir felaketle sonuçlanacak.“

‘MB kontrol edebileceğini düşünüyordu’

“Merkez Bankası faiz indirimi yaparken kurun bu kadar yükselebileceğini öngörememiş olabilir mi” diye sorduğumuzda Rota “Gayet mümkün” yanıtını verdi ve şöyle devam etti: “Mutlaka bu prematüre indirimlerin kur artışına sebep olacağını fakat bunu kontrol edebileceklerini düşünüyorlardı bence. Fakat bu açıkçası çok temeli olmadan yapılan ve bilgi olmadan yapılan işlerin ortak bir özelliği vardır, elden kaçması. Temeliniz ve bilginiz yoksa bir konuda ve o görev size verildiyse kontrolü elden kaçırırsınız. Ben bunu nükleer santral ayarını bilmeyen birinin eline verip daha fazla enerji üretmek isterken büyük bir kazaya sebebiyet vermesine benzetiyorum. Temelsiz ve bilgisiz yaklaşımın sonucunda elden kaçmış piyasa dinamikleri var.”

Haberin tamamı burada.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz