Her ayın ilk Cuması ABD’de açıklanan resmi istihdam raporu, dünyanın en büyük ekonomisinin sağlığı açısından en kıymetli bilgileri verdiğine inanılarak piyasalar tarafından da önemle takip ediliyor.

Veri öncesi, Reuters anketine katılan piyasa aktörleri, Nisan ayında, tarım dışı sektörde, istihdam artışının en düşük 650bin, en yüksek ise 2,1 milyon kişi olmasını, işsizlik oranının ise %5,8 olacağını tahmin etmişler.

Gerçekleşme ise büyük bir standart sapmaya neden oldu: Tarım dışı istihdam medyan bazda yaklaşık 1 milyon kişi artması beklenirken gerçekleşme sadece 266bin kişi oldu. Geçen aya yönelik veriler de aşağı yönlü revize edilirken, işsizlik oranı da %6,1 yükseldi. Manşet rakamların, bu kadar büyük bir beklentinin olduğu bir ortamda, beklentiden bu kadar büyük bir oranla sapması, “acaba yanlış mı görüyorum” hissiyatını uyandırdı.

ABD ekonomisinin en basit hali ile çok ısındığı, tahvil alımları ile verilen likiditenin azaltılması (tapering) gerektiği, hükümet harcamalarının enflasyonist olduğu, hatta tarımsal emtia fiyatları ile baz metallerde görülen yükselişin küresel enflasyonun tamtamları çaldığı bir ortamda, faiz artışının da gerekli olduğu en üst perdeden konuşulurken, Nisan ayı istihdam raporu, tek kelime ile şok etti.

Veri ardından, bu kadar parasal desteğe rağmen, Başkan Powell’ın neler hissettiğini düşünmek bile istemiyorum. Bunun da sonucu olarak, tahvil alımının azaltılması ya da faiz artırımı gibi konuları şu aşamada konuşmanın çok da bir esprisi olmadığını düşünüyorum.

Şok niteliğine haiz, bu denli önemli ve yol haritasını değiştirecek güce sahip bir veri ardından, küresel piyasalar yön bulmakta zorlanırken, büyük bir dalgalanma da yaşandı. Bizim ilk takip ettiğimiz, ABD 10 yıllık tahvil faizleri, veri öncesi %1,56 seviyelerinden veri sonrası %1,46 seviyesine kadar gerilese de, kalıcı olamayarak günü yine %1,56 seviyesine yakın tamamlamış oldu (neden acaba?).

Doların piyasa faizi olarak görülen 10 yıllık devlet tahvilin, günü düşüş gösteremeden tamamlaması oldukça ilginç. Acaba sadece bir aylık veriye çok da odaklanmamak mı gerekiyor? Acaba ABD ekonomisinin gücü yerinde mi?

Genel hatları ile, 10 yıllıkları bir kenara bırakırsak, verinin beklentiyi karşılayamaması, ultra gevşek para politikası duruşunun devam edeceği inanışını kamçılayarak risk iştahının da artmasına neden oldu. Bu minvalde, dolar küresel bazda değer kaybederken, EURUSD 1,2160 ; GBPUSD paritesi ise 1,40 seviyesini aştı.

En önemli hareket ise, uzunca bir süredir beklediğimiz kıymetli madenler cephesinde yaşanırken, yere göğe sığmayan baz metaller ile petrol fiyatlar ise bu sefer (ABD ekonomisinin sanıldığı kadar güçlü olmaması ile) satış baskısına boyun eğdi; brent cinsi ham petrolün varil fiyatı 68 dolara doğru geriledi.

Bültenimiz yarısından çoğunu Cuma günü açıklanan veriye ayırmak zorunda kaldık. Umarım bize kızmadınız ama yukarıdaki satırlardan da anlaşılacağı üzere, bütün dinamikler alt üst oldu. ABD 10 yıllık failzer ne yapacağına karara vermedi. Dolar değer kaybetti. Baz metaller ile petrol geriledi, ümidi kesilen kıymetli madenler sahalara geri döndü. Yellen ile Powell üzüldü. Piyasaların, bol paranın morfin misali ağrıları kesmeye devam edeceği beklentisi ile yüzleri güldü. Tek kelime ile tek bir veri piyasalara ‘damga’ vurdu.

Her ne kadar tek bir aya ilişkin veri ile hareket etmek doğru olmasa da (10 yıllık belki de en doğrusunu yaptı),  bu veri FED’in para politikası duruşunu etkileyeceği hiçbir şüphe kaldırmıyor. En azından, şimdilik, ultra gevşek para politikası duruşu ne zaman bitecek veya para muslukları ne zaman kısılacaktır sorusu giderilmiş oldu.

Dışarıda hava iyimsere dönünce, Türk Lirası üzerinde var olan kara bulutlar da bir nebze de olsun dağıldı. USDTRY kuru 8,24 seviyelerine kadar geri çekilirken, banka hisselerinde yoğunlaşan alımlar ile (%3,1) BİST100 endeksi günü %1 yükselişle tamamladı.

Türk mali piyasaları, bu hafta Ramazan bayramı öncesinde kısa bir haftaya soyunurken, yurtdışı cephede ise gözler, ABD istihdam raporu ardından Çarşamba günü açıklanacak ABD TÜFE, Perşembe günü ÜFE ve Cuma günü perakende satışlar verilerine çevrildi. Söz konusu 3 verinin de zayıf sonuçlanması, dolar üzerinde ilave baskı kurabilir. Baz etkisi nedeniyle, TÜFE enflasyonunu bu ay yüksek sonuçlaması bekleniyor.

Türkiye’de ise izolasyon önlemlerinin yavaş yavaş meyvesini vermeye başladığını görüyoruz. Sağlık Bakanlığı verilerine göre günlük yeni vaka sayısı 15 bin sınırına kadar geileren, yapılan 100 testin pozitif vaka ile sonuçlanma oranı %7,7 seviyesine geriledi.

USDTRY kurunda, 8,18 – 8,48 geniş bandının içerisinde salınım devam ediyor. Yurtdışı cephede havanın iyimsere dönmesi ile kurun bayram öncesi bir nebze de olsun gevşemesi olasılıklar dahilinde görülüyor. Lakin, orta vadeli bir bakış açısıyla, yukarı yönlü risklerin korunduğu yönünde duruşumuzu koruyoruz.

Mali piyasalar, Cuma’dan sarkan verinin heyecanı ile yeni haftaya da iyimser bir seyirle başlıyor. Haftaya günaydın diyen Asya piyasalarında, Hong Kong borsası hariç hakim renk yeşil. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde yükselişler görüyoruz.

Petrolün varil fiyatı, ABD istihdam verisi ardından gerilemiş olsa da, ABD boru hattı operatörüne yapılan siber saldırının ardından petrol ve gaz fiyatları yeniden haftabaşı yükseldiğini not düşelim.

Veri takviminde içeride istihdam verisi takip edilebilir. Dışarıda ise önemli bir veri görünmüyor.

Kaynak: iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz