Dün küresel mali piyasalar günü olumsuz bir şekilde tamamladı. Bunun da arkasında yatan ana neden, dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere enerji fiyatlarının şirazesinden çıkması. Brent cinsi petrolün varili 80 doları aşarak 3 yılın zirvesine ulaşırken, doğalgaz fiyatları ise kış öncesi son 7,5 senenin zirvesine yükseldi.

Elbette, konunun çok daha farklı boyutları da olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Bültenimizde, İngiltere’de kamyon sürücüsü sıkıntısı nedeniyle pek çok akaryakıt istasyonunun işlevsiz kaldığı, İtalya’da elektrik üretiminde maliyet artışları nedeniyle hane halkının kullandığı elektriğe %29,8, doğalgaza %14,4 zam yapıldığını görüyoruz.

Enerji fiyatlarının yüksek seyri, arz sıkıntıları ve bununla birlikte Çin’de elektrik kesintilerinin yarattığı sanayinin çarkları üzerindeki olumsuz etkiler (fabrika kapanmalarının Çin’in büyümesini negatif etkileyeceği) yatırımcı nezdinde risk iştahını bozuyor.

Biraz daha konuyu açalım. Üretimin, tüketimi karşılayamaması ve ortaya çıkan arz yönlü açıklar, her geçen gün beraberinde farklı sonuçlar doğurmaya başladı. Yeterince çip üretilememesi nedeniyle otomotiv sektörü başta olmak üzere pek çok sektörde üretim faaliyetleri sekteye uğradığını pekala biliyoruz. Pandemi ile gıda tüketiminde yaşanan artışların market cephesinde cebimize nasıl bir darbe vurduğunu da biliyoruz. Dış ticaret ile uğraşan pek çok kişi, konteyner sıkıntısı nedeniyle yaşanan navlun krizinden de dert yandığını işitiyoruz (taşımacılık maliyetinin taşınan malın maliyetini aşması)!

Lakin, merkez bankalarına göre, arz yönlü şokların yarattığı enflasyonist baskılar geçici (!) olarak görülmeye devam edilirken, dün konuşan ECB Başkanı Lagarde ile FED Başkanı Powell’da aynı söylemlerini yineledi. Piyasalar cephesinde ise bu süreç stagflasyon riski olarak görülerek ciddi anlamda keyifleri kaçırmaya başladı. Yatırımcıları bı noktada dikkatli olmaya ve temkinlilik dozunu artırmaya davet etmek istiyoruz!

Dün hisse senedi piyasaları, küresel bazda düşüş yönünde bir performans kaydederken, ABD Doları güvenli liman olarak değer kazanmaya başladı. Doların piyasa kuru olan DXY bu sabah 93,8 ile son 10 ayın zirvesine yükseldi. DXY’nin önemli bir karar bölgesinde olmasına paralel, sepet içinde en fazla ağırlığa sahip EUR, 1,1666 seviyesini test ederek neredeyse son 10 ayın dibine gerilerken, Sterlin dolar karşısında son 8 ayın dibini test etti. Risksiz faiz olarak görülen ABD 10 yıllıklar (tahvil getirisi) dün %1,60 seviyesine yaklaşarak son 3 ayın zirvesine yükseldi.

Dün bültenimizde grafiksel olarak da gösterdiğimiz üzere, DXY cephesinde 93,5 seviyelerinin üzeri tehlikeli bölge olarak okuyoruz. Kritik eşiğin etrafında uzun bir süredir devam eden dinlenme dönemi şayet bittiyse, yukarıda 96 seviyesine varan potansiyel bir yükseliş bizleri şaşırtmayacaktır. Bu da beraberinde doların güçlenmesi ve risk iştahını azalması anlamını taşıyor. Benzer bir şekilde, tahvil alımlarının azaltılması için FED toplantısında takvimi belirlenmesi sonrasında, kademeli olarak 10 yıllık tahvil faizlerinin de %1,80 seviyesine doğru hareket etmesini bekliyoruz (borçlanma maliyetleri artacak).

ABD doları ile ters korelasyona sahip kıymetli madenler cephesinde de olumsuz hava korunuyor. Bu hafta (haftalık grafiklere bakarak) itibariyle, altında 1,770 , gümüşte ise 23,50 seviyelerinin aşağısında satış baskısının egemen olmasını bekliyoruz. Seviyeler aşılamadan alıcı tarafta olmak riskli olabilir.

Bu gelişmelerin ışığında, Türk mali piyasaları da dün küresel olumsuz havanın gölgesinde zayıf bir eğilim kaydederek günü tamamladı. USDTRY kuru 8,90 seviyesindeki yeni zirvesini bir kez daha test ederken, hisse senedi piyasası günü %0,6 oranında değer kaybıyla tamamladı.

Bugün Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Soçi’de mevkidaşı Putin ile bir araya geliyor. Rusya ziyareti öncesinde ise önemli gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. ABD’de Biden ile görüşme fırsatı bulamayan ve bugünkü ziyaret öncesi yeni bir S-400 alımı konusunu gündeme taşıyan Erdoğan’ın sesi ABD’de duyulmuş olacak ki, dün haber ajansları, Ekim ayı sonunda Roma’da yapılacak G20 Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Biden ile Erdoğan’ın baş başa görüşeceği açıkladı. Açıklamanın ise tam da Putin ile bugün yapılacak görüşmesi öncesinde gelmesi dikkat çekici! Ekonomide öğrendiğimiz oyun teorisi aklımıza hemen gelse de, uluslararası ilişkiler ve diplomatik manevralar bambaşka bir konu!

Küresel mali piyasalarda etkili olan enerji krizi sonrası artan stagflasyon kaygıları ile hisse senedi piyasalarında dün yaşanan sıkıntılı hava, bu sabah Asya piyasalarına da yansıdı. DXY bu sabah günü 93,7 ; ABD 10 yıllıklar ise %1,53 seviyesinden günü kucaklıyor. Asya piyasalarında hakim renk koyu kırmızı: Japonya borsası %2,5 düşüşle başı çekiyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde ise, dün %3’e varan sert kayıplar sonrasında bugün tepki alımları görüyoruz.

Temkinlilik dozunu artırmada fayda görüyoruz! Dolar, güvenli liman edası ile her yerde değer kazanıyor!

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz