Dün gün boyu küresel mali piyasalar, temkinli bir şekilde, hatta bir miktar da kaygılı, gece geç vakitlerde açıklanacak FED’in bir önceki toplantısına ait tutanakları bekledi. Tutanaklarda, piyasalar, FED’in aylık 120 milyar dolar olan tahvil alım yoluyla piyasalara verdiği ve bilançosunu 8,3 trilyon dolara taşıdığı likidite musluğunu ne zaman kısacağına yönelik ipuçları aradı.

İçeride ise, Türk Mali piyasaları, dün dünyadan somut bir neden olmaksızın olumsuz bir şekilde ayrıştı. Bir tarafta FED kaygıları, diğer tarafta ise dün gece TV yayının çıkacak Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canlı yayın konuşmasında faiz konusuna işaret edebileceği endişeleri, piyasaları huzursuz etti.

Takdir edersiniz ki, her ne kadar Başkan Ağbal’ın görevinden bir Cuma akşamı aniden ve beklenmedik bir şekilde alınması ardından geçen 5 aylık zaman diliminde, faiz-enflasyon tartışmaları hiç bitmese de, yeni Başkan Kavcıoğlu da faiz oranları ile ilgili bir aksiyon alamadı! Bu yönüyle bakıldığında, para politikasına yönelik kafa karışıklığının halen daha var olduğunu ve piyasalara güven vermediğini söyleyebiliriz.

Bu bağlamda, bir önceki gün 8,40 seviyesinin altına sarkan USDTRY kuru, dün gün içinde 8,50 seviyesine dayanırken, alternatif piyasalar da satış baskısına boyun eğdi:  BİST100 endeksi günü sanayi hisselerinin önderliğinde %0,8 düşüşle tamamladı.

Gece geç saatlerde ise, FED’in Temmuz ayı faiz toplantısının (FOMC) tutanakları açıklandı. Tutanaklar öncesinde, malumunuz olduğu üzere, artan enflasyon ve kıpırdayan işgücü piyasasına paralel FED yetkililerinden bu sene tahvil alımlarının azaltılmasına (tapering) başlanması noktasında somut bir konsensus olmasa da, yükselen sesler duyuluyordu!

Tutanaklarda, tahvil alımlarının azaltılması noktasında mutabakata varıldığı görülse de, zamanlaması açısından henüz bir karara varılamadığı görülüyor. Başkanı Powell’ın enflasyonun geçici olduğu görüşü, FED üyelerince de benimsenmeye başladığını görmekle birlikte, taperinge başlamak için istihdam piyasasında biraz daha iyileşme beklediklerini anlıyoruz.

Lakin, bu kadar laf kalabalığına rağmen, piyasa yansımasının pek de olumlu olmadığını söylemek gerekiyor. Keza, toplantı tutanaklarından net bir görüş ortaya çıkmadı. Ekonomiye verilen desteğin azaltılmasına yönelik istihdam kriterlerinin “bu yıl ulaşılabileceğini” belirten FED tutanakları, tabir caizse topu her ayın ilk Cuması açıklanan resmi tarım dışı istihdam raporuna attı. Eylül başında açıklanacak sağlam bir istihdam raporu, piyasalarda var olan türbülansı ciddi şekilde artırabilir.

Tutanaklar ardından, ABD Doları küresel bazda değer kazanırken, risk iştahında yaşanan azalma sonrasında, hisse senetleri değer kaybına maruz kaldı. ABD borsaları geceyi %1 düşüşle tamamlarken, bu sabah satış baskısı Pasifiğin diğer ucundaki kıyılara kadar ulaşmış: Asya piyasalarında %2’ye varan değer kayıpları görüyoruz.

Risk iştahında yaşanan azalmadan emtia cephesi de nasibini almış. Altının ons fiyatı 1,780 dolar seviyesine gerilerken, gümüşün de ons fiyatı 23 dolar seviyelerinin diplerine kadar gevşedi. Fiyatı dolar ile belirlenen kıymetli madenler, doların değer kazanmasına karşı çaresiz durumda. Gümüşte defans hattının 22,50 dolar seviyesinde olduğunun altını tekrar çizelim.

Dün Türk Mali piyasalarında yaşanan satıcı havanın arkasında, gecenin önemli bir payı olduğunu söylemiştik. Bir tarafta FED tutanakları, diğer tarafta ise dün gece canlı yayında konuşacak olan Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi, para politikası ve en önemlisi faizlerle ilgili bir değerlendirmede bulunabileceği endişesi, USDTRY kuru üzerinde baskı kurmuştu. Lakin, FED endişesi gerçekleşirken, Erdoğan’ın faizle ilgili hassas noktalara temas etmediğini görüyoruz.

FED’in yavaş yavaş likidite okyanusuna dönen dünyayı normalleştirme niyetinde ciddi olduğunun her geçen gün daha da iyi anlaşılmaya başlaması, piyasalar nezdinde de sancılara neden olmaya başladı. Morfin misali verilen ve acıları dindiren yok denecek kadar düşük ve uçsuz bucaksız paranın yavaş yavaş kesilecek olması, ağrıların da artmasına neden olacağını düşünüyoruz. Hisse senedi piyasalarının rekor seviyelerin kıyısında işlem görmeye devam ettiğinin bir kez daha altını çizelim.

Covid vaka sayıları hemen hemen her yerde yeniden yükseldiğin bir fiil tecrübe ediyoruz. Bu bağlamda, üçüncü doz aşının da ayak seslerini duymaya başladık. Piyasalar cephesinde ise, doların ayak sesleri duyulmaya başlıyor. Kıymetli madenlerde görülen sert değer kayıplarına petrol de eşlik etmeye başladı. Geçen haftalarda 78 dolara kadar yürüyen Brent petrol, bir tarafta OPEC+’ın üretim artışı, diğer tarafta ise Delta varyantının ekonomik aktiviteyi baskılaması açık bir şekilde hissediliyor. Brent bu sabah 67 dolar seviyesine kadar geriledi. Teknik bir bakış açısıyla, 66,25 usd/varil seviyesinden tepki hareketi gelmesini bekliyoruz.

ABD dolarının piyasa kuru olan DXY, bu sabah 93,5 seviyesine dayanırken, sepetin içinde yer alan en yoğun para birimi olan EUR, dolar karşısında 1,1670 ile 9 ayın en düşük seviyesine geriledi. 1,16 seviyesine varan bir düşüş ihtimali kartlar arasında duruyor. DXY’nin 93-93,5 seviyesinin üzerinde haftalık kapanış yapması, küresel anlamda doların değerlemesine neden olacaktır! Teknik olarak oldukça önemli olan seviyenin yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Mali piyasaların gündeminde, bugün içeride önemli bir veri bulunmuyor. Dışarıda ise, her hafta Perşembe günü olduğu üzere, ABD’de işsizlik maaşı başvuruları ve Philadelphia FED endeksi takip edilebilir.

Kaynak: iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz