Geride bıraktığımız haftanın son iş günü, hem içeride hem de dışarıda açıklanan önemli veriler piyasaların seyri üzerinde etkili oldu.

İlk önce TÜİK tarafından açıklanan resmi enflasyon verileri ile başlayalım. Bültenimizi yakından takip eden okurlarımız, İTO verisi ardından, TÜİK verisine yönelik risklerin yukarı olduğunu belirttiğimizi hatırlayacaklardır. Ağustos ayında TÜFE artışı %1,12 olurken, yıllık rakamı da %19,25 seviyesine taşıdı.

Temmuz ayında %18,95 olan enflasyon, TCMB’nin politika faizinin (%19) hemen altında kalırken, Ağustos ayında %19,25 seviyesine yükselerek politika faizini de aşmış oldu. Bu bakış açısıyla, kısa vadede faiz indirimi de rafa kalkmış oldu. Ekim ayı ile birlikte, enflasyonun boynunu baz etkisi ile aşağıya çevireceği ve TCMB’ye manevra alanının Kasım ayı ile açılacağını düşünüyoruz.

Öte yandan, yurtiçi ÜFE aylık %2,77 artarken yıllık rakamı da %45,52’ye getirdi. ÜFE, hatırlanacağı üzere en son (Papaz Brunson döneminde) %46,15 ile Eylül 2018’de zirve yapmıştı.

TCMB’nin elini güçlendirecek tek gelişme ise, çekirdek enflasyon göstergelerinden C tanımlı endeksin, Temmuz ayına göre %17,22’den %16,76’a gevşemesi oldu. Yapılacak iletişimde, bu noktadan sonra manşet veri yerine çekirdek enflasyonun ön planda olacağının düşünüyoruz.

İlk tepki olarak, enflasyon verilerini beğenmeyen Türk Mali piyasaları, USDTRY kurunu 8,28 seviyelerinden hafifçe yukarı taşıyarak 8,34 seviyelerine itse de, TCMB’nin faiz indiremeyeceğini düşünerek çok da büyük bir tepki veremedi. Hele bir de manşet rakamı hayal kırıklığı yaratan ABD istihdam verisi de günün ikinci yarısında eklenince, USDTRY kuru haftayı bildiğimiz 8,30 seviyelerinde tamamladı.

ABD’de enflasyonun şaha kalktığı bir dönemde, açıklanacak güçlü bir istihdam raporu, FED’in taperinge başlaması için herhangi bir engel kalmadığı yönünde algılanacaktı. Veri önceside, Reuters anketi, tarım dışı sektörde istihdamın 750bin kişi artış kaydedeceği, işsizlik oranını %5,2’ye getireceği ve yıllık ortalama gelirlerin ise %4 artacağı yönünde idi.

Lakin, ABD’de istihdam raporu oldukça karmaşık sonuçlandı. Öncelikle, manşet istihdam artışı beklentinin oldukça altında 235bin kişi olarak sonuçlandı.  Bu kısmını (manşeti) gören piyasalar, FED’in istihdamda daha fazla bir iyileşme bekliyorum dediği bir ortamda, yakın bir zamanda tapering kararı vermesinin oldukça güç olacağına kanaat getirdi.

İlk intibanın zayıf algılanması ile ABD Dolarında (DXY) bir miktar değer kaybı yaşandı. Ancak raporun saatlik ücretler kısmını inceleyen piyasalar, aylık artışını %0,3 olan beklentinin oldukça üstünde %0,6 olurken, yıllık gelir artışı da %4,3 ile beklentiyi aştı. Bu tam olarak ne demek? İstihdam ve ekonomi cephesinde işler tam olarak yolunda gitmese de, veya ekonomi ivme kaybetse de, enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor! Stagflasyon nedir!

Genel hatları ile değerlendirdiğimizde, piyasa yansıması sanıldığı kadar olumlu olmasa da, ana görünümünün şimdilik olumsuza dönmeyeceğini düşünüyoruz. Kıymetli metallerdeki fiyat artışı da aslında bunu teyit etti.

Gümüşün teknik bir seviye olan 24,70 üzerinde yeni haftayı karşılaması olumlu bir hamle olarak okuyacağız. Benzer bir şekilde, altının da 1,835 dolar seviyesinin üzerine yükselmesi, yeniden 1,910 dolar  kapısını aralar mı, hep birlikte takip edeceğiz. Her iki enstrümada da, sırası ile 24,70 ve 1,835 doların üzerinde gecelik bir kapanış durumunda, uzun pozisyon açacağız.

TCMB, 27 Ağustos ile biten haftaya ilişkin para ve banka ve menkul kıymet istatistiklerini yayımladı. USDTRY kurunun sert gerilediği haftada, şirketlerin DTH rakamlarının 2,4 milyar dolar artması dikkatimizi çekti. Demek ki, kurun her düşüşünde, döviz ihtiyaçları realize ediliyor. Öte yandan, yurt dışındaki yerleşiklerin TL cinsi varlıklarda hafif de olsa vites artırmaya devam ettiklerini görüyoruz (olumlu). TCMB’nin ise, IMF SDR’ın da devreye girmesi ile brüt döviz rezervleri yaklaşık 10 milyar dolar artışlar 78 milyar dolar oldu. Altın rezervlerini de katarsak (brüt döviz ve altın rezervleri) toplam olarak 118,3 milyar dolar oldu (yaklaşık 4 yılın zirvesi).

Dün gece 2022-2024 dönemi kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) Resmi Gazete’de yayımlandı. OVP ana hatlarıyla %5 civarında büyüme ve beraberinde enflasyon, cari açık ve bütçe açığının azaltılmasını amaçlanıyor. 2021 için öngörülen yıllık ortalama dolar kuru 8,30 ; 2022 için 9,27 ; 2023 için ise 9,77.

ABD borsaları haftanın son iş gününü, karmaşık sonuçlanan istihdam raporu ardından önemli bir değişim göstermeden tamamlamıştı. Bugün ABD piyasaları tatil konumunda ve kapalı olacak. Bu nedenle günün göreceli olarak sakin geçmesini bekliyoruz.

Sabah, haftaya ilk merhaba diyen Asya piyasalarında alıcılı bir seyir dikkat çekiyor. ABD istihdam raporunun etkisi Japonya kıyılarına kadar ulaşmış: Gösterge endeks Tokyo borsası %1,8 yukarıda işlem görüyor.

Reuters haberlerini bu sabah darbe başlıkları süslemiş. Gine’de uzun bir süredir görev yapan cumhurbaşkanını devrilerek, hükümet ve anayasa feshedildi. Ülkenin kara ve hava sınırlarını kapatıldı. Son haftalarda hükümet, vergileri keskin bir şekilde artırırken, yakıt fiyatını da %20 oranında artırarak yaygın bir hayal kırıklığına neden olmuştu.

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, Asyalı müşterilerine fiyatları düşürürken, kuzeybatı Avrupa ve ABD’de fiyatları sabit bıraktı. Suudi Arabistan hamlesi ardından, sabah Brent cinsi petrolün varil fiyatı 72 dolar seviyesine geriledi.

Mali piyasaların gündeminde bugün önemli bir veri görünmüyor. İçeride reel efektif döviz kuru, dışarıda ise Almanya sanayi üretimi takip edilebilir. ABD piyasalarının tatil konumunda olmasına paralel yukarıda da değindiğimiz üzere sakin bir gün bize bekliyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz