İşimiz gereği, ekonomist kimliğiminiz yanı sıra, sosyal olaylara karşı, pek çok farklı konularda araştırma yaparak, bilgi dağarcığımız genişletmek durumundayız. Aşılarla ilgili pek çok kişinin kafasının karşılık olduğu ortada. Yeni tipi özgün teknoloji ile üretilen aşıların – BionTech ve Moderna – bir süre sonra koruma kalkanının düşmesi nedeniyle, Avrupa’da 3. doz aşıların gündeme gelmeye başladığını görüyoruz. Diğer tarafta ise, halen daha gelişmekte olan ülkelerde aşılanma oranının düşük seyrettiği de açık bir şekilde görülüyor.

Son günlerde bültenimizde, ABD’de enflasyon – FED’e göre geçici nedenlerle de olsa – tırmanmaya devam ederken, iş gücü piyasası toparlanma emarelerine rağmen pandemi öncesine göre halen daha tam istikrara kavuşamadığının altını çiziyoruz. Ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olan Michigan tüketici güven endeksinin 2011 yılından bu yana en düşük; imalat sanayi PMI endeksi ise 4 ayın en düşük düzeyinde gerçekleşti.

FED’in neden tereddütlü davrandığını da bir kez daha gözler önüne seren bu veriler sonrasında, geçen hafta açıklanan bir önceki toplantıya ait tutanaklarda, Delta varyantına vurgu yapılması ve akabinde geçen haftanın son günü FED’in şahin üyesi Kaplan’ın bile tahvil alım programında azaltıma (tapering) gidilmesi konusunda geri adım atmaya hazır açıklaması, piyasalarda risk iştahının yeniden ciddi bir şekilde tırmanmasına neden oldu.

Acaba şunu desek çok mu yanlış olur: Pandeminde mutlu olan piyasalar. Pek ala, dünyada şu anda üçüncü dalga yaşanıyor ve havanın yakında soğuması başlaması ile sağlık konusu çok daha zorlu bir patikada ilerlemeye başlayacak. Bu şartlar altında, FED’in, Delta varyantına etkin çare bulunmadıkça, varlık alım programını azaltabileceği düşüncesinde değiliz.

O zaman, dışarıda, likidite koşullarının elverişli olmaya devam etmesi durumda, içeride de yüzlerin bir müddet daha güleceğini düşünüyoruz. TCMB’den Kasım ayı gibi ölçülü bir faiz indirimi, bu şartlar altında, piyasalar cephesinde sanılanın aksine daha az tahribat yaratacağını düşünüyoruz. Bu bakış açısı ile TL açısından bir süre daha tonumuz pozitif kalmaya devam edecek gibi duruyor. Özellikle, petrol fiyatlarının da destekleyici olması durumunda, cari işlemler dengesinin de TL’ye destek vereceğini düşünüyoruz.

USDTRY kurunda, teknik manada, haftalık grafiklerde alçalan üçgen formasyonu dikkat çekiyor (bunu grafik biraz daha olgunlaşında göstereceğiz). İlk etapta 8,30 seviyesine dikkat etmek gerektiğinin altının çizelim.

Altın, geride bıraktığımız haftalarda 1,685 dolar seviyesine kadar kaydettiği sert düşüş (flash crash) ardından hızlıca toparlanarak son zamanlarda alışık olduğumuz seviyelere geri geldi. 100 ve 200 günlük ortalamaların kesişim bölgesi olan 1,810 dolar seviyesinin kıyısında işlem göre altında, ortalamaların üzerine çıkılması durumunda yatay direnç 1,830 gündeme gelecektir. Bunun da olması için Perşembe günü başlayacak Jackson Hole toplantısında FED Başkanı Powell’ın güvercin bir tondan konuşması gerekiyor.

Gümüş ve platinde henüz ralliyi destekler bir görünüm göremedik. Kıymetli madenlerde neden ise henüz yukarı yönlü bir potansiyele şüphe ile bakıyoruz. Risk iştahının hafta başında artmasına paralel, beklediğimiz 65-66 dolar seviyelerinden zıplayan Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı, dün 71 / 72 dolar seviyelerindeki hedef seviyemize kadar ilerledi. Böylelikle, geçen hafta sert bir düşüş kaydeden petrol, kayıpların önemli bir kısmını da geri almış oldu. Bundan sonraki süreç, biraz da vaka sayılarının gidişatına paralel olacaktır.

Belki biraz tekrar olacak ama, Cuma günü FED’in en şahin üyelerinden olan Kaplan’ın virüsten çekinen açıklamaları sonrası iyimser bir görünüme geçen küresel piyasalar, 2 günlük sert ralli ardından bu sabah düne nazaran daha sakin, hatta artan vaka sayıları nedeniyle hafif satıcılı bir tabloyla günü kucaklıyor.

26-28 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek Jackson Hole toplantılarında, FED Başkanı Powell ve diğer üyelerin yapacakları konuşmalar, takdir edersiniz ki, varlık alım programında azaltıma gidilip gidilemeyeceği konusunda ipuçları arayan piyasalar açısından kelime kelime dikkatle takip edilecektir.

Son aylarda, bültenlerimizde, Türk Lirası ile ilgili tonumuzun yumuşadığını, hatta iyimsere döndüğünü fark etmişsinizdir. Türk Lirası’ndaki bu eğilimin devam etmesini bekliyoruz. Yukarıda da değindiğimiz üzere, USDTRY kuruda, beklenmedik bir gelişme olmazsa, aşağıda 8,30 seviyesinin yeniden test edilebileceğini düşünüyoruz. Örneğin bu sabah, EURTRY kuru uzun bir aradan sonra 9,90 seviyesinin altına gerilerken, GBPTRY kuru da 11,50 seviyesine dayandı. Bu tablonun bir süre daha devam edeceği yönünde görüşümüzü koruyoruz.

Yeni gün başlangıcında, Asya borsalarında parçalı bulutlu bir seyir hakim. Şangay, Tokyo ve Tayvan borsaları artıda işlem görürken, Kore ve Hong Kong borsaları geriledi. ABD borsalarının da vadeli işlemlerinde, minik de olsa eksiler dikkat çekiyor.

Küresel mali piyasaların gündeminde Jackson Hole toplantıları bulunsa da, makro cephede, içeride, TCMB’nin açıklayacağı Ağustos ayı iktisadi yönelim istatistikleri ve reel kesim güven endeksi ile imalat sanayi kapasite kullanım oranı takip edilecektir. Dışarıda ise, dikkatler, Almanya IFO endeksi ile ABD dayanıklı tüketim mal siparişleri verisi üzerinde olacaktır.

Kaynak: iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz