Dün gün içerisinde göreceli olarak yatay bir seyir izleyen Türk mali piyasaları, gece geç saatlerde, Kabine toplantısı ardından konuşan Sn. Cumhurbaşkanı’nın açıklamalarına paralel elektronik işlemlerde yeni bir satış dalgası ile karşı karşıya kaldı.

Erdoğan, Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, “Suriye’den ülkemize yönelik terör saldırılarının kaynağı mahiyetindeki kimi yerler konusunda artık tahammülümüz kalmamıştır. Buralardan kaynaklanan tehditleri, oralarda etkin olan güçlerle birlikte ya da kendi imkanlarımızla bertaraf etmekte kararlıyız. Polislerimize yönelik son saldırı ve topraklarımızı hedef alan tacizler artık bardağı taşırmıştır. En kısa sürede bu sorunların çözümü için gereken adımları atacağız” dedi.

Açıklamayı, sınır ötesi operasyon olarak okuyoruz. Kuvvetle muhtemel, piyasa da bizimle paralel okumuş olmalı ki, tırmanan jeopolitik risklere paralel USDTRY kuru 9,02 seviyesine varan bir yükseliş kaydederken, (1/2 usdtry + 1/2 eur/try)’den oluşan Türk Lirası sepet kur 9,72 seviyesine yükselerek TL’yi tüm zamanların en değersiz seviyesine itti.

Dün gün içerisinde açıklanan Türkiye cephesinde açıklanan önemli makro ekonomik verilere de bakarak yurtdışı piyasalara geçeceğiz. TCMB Ağustos ayı ödemeler dengesi rakamlarını açıkladı. Buna göre, uzun bir aradan sonra cari işlemler dengesi 0,5 milyar dolar fazla verirken, yılın ilk 8 ayında cari işlemler dengesi 14 milyar dolar açık vermiş oldu (2020 aynı dönem açık 26 milyar dolar idi).

Cari işlemler dengesinin alt kalemlerinde turizm gelirlerindeki canlanma önemli bir yer tutarken, kaynağı belirsiz veya sınıflandırılamayan para hareketlerini içeren net hata ve noksan kalemi Ağustos ayında 4,5 milyar dolar fazla vermiş. Bu sonuçla yılın ilk sekiz ayında net hata ve noksan kalemi  13,5 milyar dolar oldu. Bu rakamın geçen sene tam ters yönde eksi 8,8 milyar dolar idi. Bu kadar büyük bir farka neden olan ve nereden geldiği bilinmeyen bir para!

TCMB Başkanı Kavcıoğlu, dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gerçekleştirdiği sunumda, yukarıda da değindiğim üzere cari fazlanın altını çizerek enflasyonunun geçici faktörlerden yükseldiğina atıfta bulundu. Dahası, Türk Lirası’nın son haftalarda yaşadığı değer kaybının faiz indirimi ile alakalı olmadığını da söyledi!

Biz buna pek de katılmak istemiyoruz. Gelişmekte olan ülke para birimleri liginde yaz aylarının adeta yıldızı olan ve tepeye yerleşen TL, 1 Eylül tarihinde çekirdek enflasyondaki iyileşmeye atıfta bulunup faiz indirimi sinyali verilmesi ardından gelişmekte olan ülke paraları arasında açık ara en fazla değer kaybeden para birimi olara ligin sonuna indi!

Kavcıoğlu, sunumunda, TCMB rezervlerinin yılı rekor düzeyde bitireceğini de belirtti. Kavcıoğlu’nun brüt rezervlere atıfta bulunduğunu düşünüyoruz keza swap yükümlülükler düşülünce TCMB’nin net rezervler hala kabaca 37 milyar dolar ekside! Çok da uzatmadan, Kavcıoğlu’nun dünkü açıklamalarını pek de tatminkar bulmadığımızın gibi, 21 Ekim tarihinde düzenlenecek olağan TCMB PPK toplantısı öncesinde faiz indirim sinyali olarak okuduk!

Özellikle, FED’in gevşek para politikasından çıkmak için zaman kolladığı, İngiltere Merkez Bankası üyelerinin enflasyon vurgusuna paralel ilk hamle yapacak Merkez Bankası olacağını beklediğimiz bir ortamda, TCMB ‘tersine’ gitmeye devam ederse, enerji krizinin yaşandığı/yaşanacağı bu sonbahar/kış aylarında, net enerji ithalatçısı olan Türkiye’yi sert bir kışın bekleyebileceğini düşünüyoruz!

İngiltere Merkez Bankası’nın yeni baş ekonomisti Huw Pill (geçen ay başekonomist Andy Haldane’in yerini alan), ciddi arz kıtlıkları ve artan hanehalkı enerji faturaları nedeniyle yüksek enflasyon oranlarının beklenenden daha uzun sürebileceği konusunda uyardı. EUR/USD paritesi son 3 haftadır 1,1550 seviyesinin etrafında dar bir bantta daha da aşağılara gitmek için itici bir haber bekler görünümü sergilerken, doların piyasa kuru olan DXY iyice 94 seviyesinin üzerine yerleşmiş bir görüntü sergiliyor.

Benzer bir şekilde, doların piyasa faizi olan ve risksiz getiri olarak görülen 10 yıllık tahvil faiz oranlarının ise %1,62 ile son 4 ayın zirvesine yerleştiğini ve son 4 haftada neredeyse 50baz puan arttığına şahit oluyoruz! Elbette, faiz getirisi olmayan altının en büyük rakibi olan 10 yıllık tahvillerin değer kazanması, altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin haftalardır dar bir bantta sıkışmasına neden oluyor. Halen daha kıymetli madenler cephesinde ikna olmadığımız için kenarda bekliyoruz. Altının yatay seyrine rağmen, USDTRY kurunun rekor kırması ile, Türk insanı için önemli bir gösterge olan gram altın 510 TL ile son 4 ayın zirvesine yükseldi.

Hazır enerji fiyatlarından söz etmişem, yurtdışı piyasalara geçelim. Daha önce bültenlerimizde, pandemi nedeniyle gaz üreticilerinin yeteri kadar stok yapamadıklarını, tedarik zincirinde yaşanan darboğaz nedeniyle, arz krizi yaşanması sonucu doğalgaz fiyatlarının son 7 yılın zirvesine yükseldiğini paylaşmıştık.

Brent cinsi petrolün varil fiyatı dün 84 doları aşarak son 3 yılın yeni zirvesine yükselirken, WTI tipi petrol ise 81 dolar ile 7 yılın zirvesinde işlem görmeye devam ediyor. Enerji cephesinde yaşanan artışa karşı OPEC üzerinde üretim artışına gidilmesi için baskının da arttığını görüyoruz. Pastanın üzerine koymak için çilek (doğalgaz) bulamazsan yerine kiraz (petrol) koy. Buna ekonomi kitaplarında substitution effect – ikame etkisi – deniyor).

ABD borsaları dün geceyi kırmızılara bürünerek tamamladı. Yeni gün başlangıcında Asya piyasalarında havanın topyekün kırmızılara büründüğünü ve  %1 civarında düşüşlerin hakim olduğunu görüyoruz. ABD borsalarının vadeli işlemleri de %0,5 düşüşle Asya’ya eşlik ediyor. Yeni günün pek de sevimli başlamadığını not etmemiz gerekiyor.

Makro cephede içeride TÜİK bugün sanayi üretimi, perakende satışlar ve ciro verilerini açıklayacak. Dışarıda ise Almanya ZEW endeksi takip edilebilir. IMF ise güz tahminlerini açıklayacak.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz