“Cari iyileşme” kalıcı değil, bütçedeki açık büyüyor

Haziran ayında cari işlemler dengesindeki açık 1.1 milyar dolara çekildi. Açık turizm gelirleri ile aşağı çekilse de düşüşün kalıcı olmayacağı görülüyor. Bütçe tarafında ise yedi ayda verilen açık 80 milyar TL’ye dayandı. İkiz açığa dikkat!

“Cari iyileşme” kalıcı değil bütçedeki açık büyüyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı yedi aylık bütçe raporuna göre 78 milyar TL’lik açık verildi. Tek bir ay özelinde baktığımızda temmuzda 45.8 milyar TL’lik bütçe açığı oluştu. Hazine nakit dengesinde temmuz ayında görülen 67.9 milyar TL’lik açık zaten bütçedeki tablonun habercisiydi. Geçen yılın temmuz ayında nakit dengesindeki açık 30.9 milyar TL, bütçedeki açık da 29.7 milyar TL’ydi. Hem nakit dengesinde hem bütçe tarafındaki açıklarda ciddi artışlar gözleniyor.

FAİZ GİDERLERİ KATLANDI

Bütçe verilerine baktığımızda temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre faiz giderlerinin yüzde 179.5 oranında arttığı görülüyor. Geçen yıl temmuzda bütçeden borçların faizine 8.5 milyar TL ödenirken bu yıl 23.6 milyar TL ödendi. Yedi ayda ödenen faiz ise yüzde 43.6 artışla 114.5 milyar TL oldu. Yedi aylık dönemde bütçenin yüzde 14’ü faiz giderlerinden oluştu. Geçen yıl aynı dönemde bu oran üzde 11.7’ydi. Temmuz ayı özelinde ise tablo daha vahim aylık bütçenin yüzde 16.7’si faize akmış durumda.

BORÇ YİYEN KESESİNDEN YER

Bütçe dengesindeki rekor açık elbette tek başına faiz giderindeki artıştan kaynaklanmıyor. Ancak geçen yıllarda yapılan yüklü borçlanmalar kaynaklı faiz gideri bütçenin dengesini bozuyor.

Bunun yanında birazdan aşağıdaki dikkat çekeceğimiz üzere her ne kadar cari dengede artan turizm gelirleri sayesinde bir düzelme olsa da yangınlar, Afgan göçünün yanında, Kovid-19 varyantlarının yeni kısıtlamaları gündeme getirmesi yüzünden turizmden beklenen kazanç elde edilemeyebilir. Böylece bütçe açığı artarken buna cari denge tarafındaki bozulmanın da eşlik ettiği görebiliriz. İkiz açık ise Türkiye için kırılganlık unsuru demek. Hazine ise geçen yıla kıyasla bir miktar azaltsa da bu yıl da açıkları borçla finanse etmeyi sürdürüyor. Yine Hazine’nin dövizle iç borçlanmaya gittiğini de hatırlatalım.

Dünya Gazetesi Yazarı Alaattin Aktaş’ın geçen hafta köşesinde kaleme aldığı analize göre, “Haziran sonu itibarıyla iç borç stokunun yüzde 26’sı döviz cinsinden. Merkezi yönetimin iç ve dış toplam borcunda döviz cinsinden olanların payı da yüzde 58’i buldu.”

DENGEYİ FAİZ GİDERLERİ BOZDU

Temmuz ayı özelinde bütçe giderlerinde faiz giderindeki artış dışında sermaye giderlerindeki yüzde 60’lık artış oranı da dikkat çekti. Bu geçen yıla göre 4.7 milyar TL’lik bir artış demek. İlave 16.1 milyar TL’lik açık artışının yüzde 30’u buradan gelmiş. Ancak faiz giderindeki artış 15.1 milyar TL. Bütçe giderlerine baktığımızda bazı gider kalemlerinde azalış veya önceki dönemlere kıyasla daha dengeli bir artış söz konusu. Gelirler kısmında ise ÖTV, harçlar ve vergi dışı gelirler hariç bütün kalemler artmış. Ancak ÖTV gelirlerindeki 3.4 milyarlık azalış bütçe dengesinin bozulmasında önemli bir etken. Faiz dışı bütçe açığı temmuzda 22.2 milyar TL olmuş. Faiz hariç giderler yüzde 9 artarken, gelirlerde yüzde 10.1’lik artış var. Ancak faizle birlikte toplam giderlerdeki artış yüzde 21.4 olmuş. Buna göre bütçe dengesindeki bozulmanın esas nedeni faiz giderlerindeki rekor artış diyebiliyoruz. Yedi aylık tabloda bütçe gelirlerinde yüzde 34’lük bir artış var. Giderlerdeki artış ise yüzde 18.1 olmuş. Burada da esas itibarıyla en çok artan faiz giderleri.

SON İKİ AYA DİKKAT EDİLMELİ

Bütçe tarafında yedi aylık tablo böyle oluşurken ödemeler dengesi yani dış denge tarafında henüz altı aylık tablo belirginleşti. Haziranda cari açık 1.13 milyar dolar oldu. Geçen yıla göre 3.07 milyar dolarlık bir azalma söz konusu. 12 aylık cari açık 29.7 milyar dolarla nihayet 30 milyar doların altına inmiş durumda. Ancak unutulmaması gereken şu ödemeler dengesi 20 aydır aralıksız açık veriyor.

Tera Yatırım Başekonomisti Enver Erkan da, yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti: “İhracatın olumlu performansı ve altın ithalatı etkisini yokluğu, dış ticaret açığı görünümünü olumlu etkilerken; turizmin olumlu katkısı da cari işlemler dengesindeki iyileşmenin temeline önemli katkıda bulunuyor. Buna karşın; iki unsur açısından da çekince sebebi olabilecek olan enerji faturasındaki artışın ithalatı yüksek tutması ve salgının yol açtığı belirsizlikler göz önünde bulundurulmalıdır. İthalatın da artması, dış ticaret açığındaki iyileşmeyi sınırlarken; turizm sezonu katkısı sezonsal olarak geride kaldıktan sonra hizmetler dengesinin olumlu etkisi de azalacaktır. Bu da, yılın son iki ayında cari dengedeki iyileşmenin özellikle yılın son iki ayında yavaşlamasına neden olabilir. 2021 yılını 20 milyar dolar tutarında bir cari açıkla kapatabiliriz.” Erkan son iki aya işaret ediyor. Ancak yukarıda aktardığımız üzere Kovid-19 varyantlarının yeni kapanmaları getirmesi, ki Çin’deki sanayi üretimini ve perakende satışları şimdiden etkilemiş durumda, yine yangınların etkisi ve Afgan mülteci akını turizmin beklenenden erken kapanmasına yol açabilir.

Yazarın izniyle Aydınlık’tan yeniden yayınlanmıştır

FÖŞ anlattı:  Türkiye Ekonomisinde İyi, Kötü ve Çirkin

Özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu Haziran’da 174 milyar dolara çıktı

Ödemeler dengesi analizi:  Asıl iyi haber sermaye hesabında

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz