Şu anda borsa ile ilgisi olan olmayan herkesin gündeminde halka arz var. Gerek yatırımcı tarafında gerekse de ihraççılar yani patronlar tarafında. Patronlar halka arza bu kadar ilgi varken bu ilgiyi değerlendirmek ve hisselerini satarak şirketlerine taze sermaye girişi yapmak istiyorlar. Çok da doğal bunu istemeleri çünkü kredi faizlerinin yüksek seyrettiği, doların da yükselme eğiliminde olduğu şu günlerde borçlarını kapatmak için çok uygun bir yöntem halka arz.

Yatırımcı açısından ise arzdan daha yüksek gelen talep nedeniyle tam olarak doyurulmayan ilgi,  halka arz sonrası hisse performansına etki ettiği için cazip bir yatırım aracı.  Dolayısıyla tam bir  “kazan- kazan”  durumu söz konusu.

Yalnız görünen bu yüzün arkasında saklanan işin bir de diğer yüzü var. Halka açılan şirketlerin bir biri peşi sıra 3 ila 5 tavan yapmalarının sakıncaları da var. Bunlardan ilki ihraççıların ve yatırımcıların kafasında şirket ve fiyat ne olursa olsun halka açıldıktan sonra en az %30-40 prim yapacağı düşüncesi. Diğeri ve daha önemlisi de bu düşüncenin yıkıldığı ve her halka arzın “piyasa beklentileri” kadar prim yapmayacağı gerçeği ile karşılaşmak.

Geçmişte bunun örneklerini yaşadık. 2000 yılında yurtdışında teknoloji hisselerinin önlenemeyen yükselişi yaşanırken, dünyada bollaşan sıcak para Türkiye’de de Turkcell gibi büyük arzların yolunu açmış ve bu halka arz dalgası bugün yaşadığımıza benzer bir durum yaratmıştı. O dönem ilk haftalarda çok prim yapan hisseler daha sonra düşmeye başlamış hatta halka arz fiyatlarının altında inen hisseler de olmuştu. Bu durum en çok borsa ile ilk defa tanışan küçük yatırımcıları etkilemiş ve şirketleri halka arz eden lider aracı kurumların hisseleri fiyatlandırma yöntemlerini tartışmaya açmıştı.

İşte bu durumu önlemek ve küçük yatırımcıları korumak adına SPK geçtiğimiz yıllarda yeni bir yönerge çıkardı ve halka açılan her şirket için liderlik yapan aracı kurumun bir “Fiyat Tespit Raporu”  hazırlamasını ve konsorsiyumda olsun olmasın diğer aracı kurumların da bu raporlara yorum vermesini şart koştu. Dolayısıyla fiyatlandırma artık bağımsız aracı kurumlar tarafından da değerlendiriliyor ve varsa fiyat ile ilgili çekinceler bu raporlarda belirtiliyor.

Bugün gelinen noktada, borsanın bir milyondan fazla yeni yatırımcı kazandığı bu dönemde, borsa ile yeni tanışan bu yatırımcıların piyasa illüzyonuna kapılmasını engellemek için elimizde artık yeterli bilgi var. Tarih tekerrür etmek zorunda değil,  yeter ki yatırımcılar bu bilgileri gereği gibi incelesinler ve yatırım kararlarını öyle versinler.

Yazar:  S. Ayçe Atalay, Spinn danışmanlık vasıtasıyla

Atilla Yeşilada: (Piyasalar için) Hazirana kadar olumsuzum

Reuters anketi: Altın fiyatı öngörüleri aşağı çekiliyor

Mesele Ekonomi: “Borsa çökecek, bu böyle gitmez” & IMF gelmedi ama Türkiye fakirleşti | Atilla Yeşilada

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz