Geride bıraktığımız haftanın son iş günü, Türk mali piyasaları oldukça sert bir satış baskısına maruz kaldı. Reuters’in bazı kaynaklara dayandırdığı haberinde, Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 7 ay önce göreve gelen TCMB Başkanı Kavcıoğlu’na karşı ‘soğumaya’ başladığını yazarak, yakın bir gelecekte görevinden alınacağını haber yaptı.

Haberde, Başkanın yerine, Başkan Yardımcısı konumunda olan Semih Tümen’in gelebileceğine de yer verilmiş. Merkez Bankası ve faiz oranlarını gibi konuların Türk mali piyasalarında ne kadar hassas konu başlıklarının olduğunun hepimiz artık tecrübe ettik. TCMB’nin bağımsızlığı ile enflasyonla mücadeledeki başarısı arasında kuvvetli ilişkiye yönelik soru işaretlerinin artması, TL’nin de değer kaybetmesine neden oluyor!

Haber eğer doğru ise, Başkan Kavcıoğlu’nun görevinden alınması durumunda, son 1 yıllık zaman diliminde 4. TCMB Başkanın ‘kovulması’ anlamına gelecek bu ki bu haber TL’de değer kaybına neden oldu. Her ne kadar İletişim Başkanlığın’dan habere yönelik yalanlama gelse de, USDTRY kurunda haftalardır riskleri yukarı yönlü görüyoruz uyarımıza paralel kurun da haftayı psikolojik 9 seviyesinin dayanarak tamamladığını görüyoruz.

Cuma günü sabah bültenimizi yazdıktan sonra, yine Reuters’in farklı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Türkiye, ordu modernizasyonu kapsamında, F-35 uçaklarında yaşanan sorun ardından, 40 adet Lockheed Martin yapımı F-16 savaş uçağı ve mevcut savaş uçakları için modernizasyon kitleri satın alma talebinde bulundu. Takdir edersiniz ki, S-400 gerginliği nedeniyle F-35 programından çıkarılan Türkiye’nin yeni talebi, ABD Kongresi açısından da önemli bir test olacak. Rusya ile ilişkiler başlığında bu konuya daha sonra yine değineceğiz!

Cuma gününün ilk yarısında, TCMB Başkanı ve ABD’den silah alımı konusu gündemi oldukça meşgul ederken, günün ikinci yarısında ise, tüm dünya ABD’de açıklanacak olan istihdam raporunu beklemeye koyuldu. ABD ekonomisinin sağlığı açısından en önemli veri olarak görülen tarım dışı bordrolu çalışan sayısının 500bin artması beklenirken gerçekleşme 194bin oldu.

Manşet veri hayal kırıklığı yaşanmasına neden olurken, geçmiş aylara ilişkin verilerin yukarı güncellenmesine rağmen, FED’in tam olarak daha sıkı bir para politikasına geçmek için aradığı itici kuvveti arkasına alamadığını görüyoruz. Hatırlarsanız, enflasyonun multi yılların zirvesine yükselmesi ardından, vites arttırmak (tapering’e başlamak için) istihdam kanadından gelecek olası güçlü verileri bekleyen FED, futboldan betimleme yaparak basitleştirmek gerekirse ‘önümüzdeki maçlara bakacağız’ dediğini düşünüyoruz.

Veri ardından piyasaların yaşadığı tapering endişesinin bir nebze de olsun dağılması, küresel piyasalar sınırlı da olsa iyimser bir görünüm arz etti. İlk tepki, kıymetli madenler cephesinde yaşansa da, gün içi kaydedilen sert yükseliş, gün sonuna taşınamadı. Altının ons fiyatı 1,780 dolar seviyesine varan bir yükseliş kaydetse de, gecelik kapanış bildiğimiz seviyelerde 1,750-1,760 gerçekleşti. Benzer sert hareket gümüş cephesinde yaşansa da, kapanış yine 22,70 seviyelerinden oldu. Bu arada not düşmek gerekir ki, gümüşle ilgili enerjinin olası bir yukarı yönlü hareket için birikmeye başladığını hissediyoruz. 23,20 dolar seviyesinin geçilmesi ile alıcı konuma geçeceğiz.

Dünyada tedarik krizi sürerken petrol fiyatları yukarı yönlü seyrinin yeni haftada da korunduğunu görüyoruz. Hatırlayacağınız üzere, geçen hafta, Avrupa’da yaşanan ve şirazesinden çıkan doğal gaz fiyatları üzerine Rusya’nın AB’ye yardım teklifinde bulunması ile doğal gazda fiyat çılgınlığı hafiflese de, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 84 dolar seviyesine dayanarak son 3 yılın yeni zirvesine yükseldi. Kısa vadede 86 dolar olan hedefimizin artık kıyısındayız!

Cuma günü TCMB Başkanı Kavcıoğlu’nun görevden alınabileceğine ilişkin Reuters haberi yalanlansa da, dünyanın faiz artırım döngüsüne girdiği bir ortamda TCMB’nin tersine faiz indirim döngüsünde olması, dahası 21 Ekim PPK toplantısına yönelik faiz indirim beklentilerinin de artması, kısa vadede USDTRY kurunu psikolojik 9 seviyesinin üzerine itebileceğini düşünüyoruz.

Yeni hafta başlangıcında, Japon Yeni’nin dolar karşısında neredeyse son 3 yılın en düşük seviyesine gerilemesi, ihracat odaklı ekonomisi nedeniyle Japonya hisse senetleri %2’nin üzerinde kazanımla haftayı kucaklamasına neden olurken, dünyanın geri kalanında hava pek de iyimser değil. Doların piyasa faizi olan risksiz gösterge niteliğinde 10 yıllık tahvillerin %1,62 seviyesine yükselmesi ile ABD borsalarının vadeli işlemleri %0,4 oranında kayıpla güne başlıyor.

Bugünün veri takviminde, içeride ödemeler dengesi istatistikleri ile istihdam verileri bulunuyor. Yurtdışı cephede bugün önemli bir veri görülmezken, hafta içerisinde ABD’de TÜFE, ÜFE ve perakende satışlar verileri -vereceği sinyaller bakımından- dikkatle takip edilecektir. Ayrıca Çarşamba gecesi FED’in bir önceki toplantısına yönelik tutanakların da önem arz ettiği aşikar.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz