Hatırlarsanız, geride bıraktığımız hafta 5 önemli satır başını ön plana çıkarmıştık. Sırası ile Türkiye’de enflasyon, ABD ve İngiltere Merkez Bankaları toplantıları, OPEC+ kararı ve haftanın son iş günü açıklanan ABD istihdam raporu.

Özellikle, FED’in aylardır tahvil alım programını kademeli olarak azaltacağı yönünde yaptığı alıştırma sonrası piyasa beklentisine paralel gelen karar, devamında ise İngiltere Merkez Bankası’nın faizi artıramaması ve beklentilerin aksine güver bir duruş sergilemesi sonrası dünyada Cuma günü itibariyle risk iştah canlandı.

Hatta, Cuma günü, 450bin kişi artması beklenen ABD istihdam raporunun 531bin kişi artması ve geriye dönük verilerin yukarı yönlü revize edilmesi bile, piyasaların iyimser havasını bozamadı. Takdir edersiniz ki, güçlü istihdam raporu, ABD Dolarının küresel bazda değer kazanması neden olurken, FED’in de erken faiz artırma ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Ezber bozmak böyle bir şey olsa gerek: veri ardından ABD dolarının piyasa kuru 94,62 değerini alarak bu yılın en yüksek seviyesine gelirken, doların piyasa faizi olan 10 yıllık devlet tahvilleri ise yönünü aşağıya çevirdi. Geride bıraktığımız hafta ortası %1,60 seviyesini aşan 10 yıllıklar, veri ardından haftayı %1,45 seviyesinde tamamladı.

Demek ki, beklentilerden biraz daha kuvvetli gelen Amerikan istihdam raporu, çok daha yüksek bir veriden endişe eden piyasaları azacık yıpratsa da, etkisi pek de kalıcı olmadı. Büyük resimde, FED’in faiz artırma ihtimali 2022 yılının ikinci yarısında radar menzilinde görülse de, piyasalar bugün itibariyle halen daha destekleyici finansal koşulların keyfini sürmeye çalışıyor.

Özetle, ABD ve İngiltere Merkez Bankaları toplantıları sonrasında, Cuma gününün de herhangi bir yol kazası ile sonuçlanmaması, piyasalara destek oldu. Bunun da neticesinde, dünyada kısa vadeli faizlerde ciddi bir düşüş olurken, risk iştahı da olumluya döndü. Bir örnekle açıklayayım: 29 Ekim günü, İngiltere MB toplantısı öncesinde faiz artırım ihtimali yüksek perdeden konuşulurken, 2 yıllık İngiltere tahvilinin getirisi %0,84 seviyesine yükselmişti. Cuma günü ise 2 yıllık tahvil %0,4 seviyesine geriledi!

Hava elbette yumuşayınca, hele bir de faiz getirisi olan kıymetlerin getirileri düşünce, akla hemen kıymetli madenler geldi. Altın, haftalardır bültenlerimizde söz ettiğimiz 1,785 dolar seviyesi üzerinde ‘haftalık’ kapanış yaparak, ilk etapta 1,827 dolar seviyesindeki hedefe doğru ilerlerken, benzer bir şekilde gümüş de sıkışma alanından çıkarak haftayı 24 dolar seviyesinin üzerinde tamamlayarak gözünü 24,70 dolar seviyesine diktiğini düşünüyoruz. Her ikisinin de ‘parlamaya’ devam etmesini bekliyoruz.

TCMB’nin yüksek enflasyona rağmen faiz indirimine devam edeceği yönündeki kuvvetli beklentilere rağmen, küresel cephede esen olumlu havaya son haftalarda olduğu üzere ağırlıklı olarak borsa, kısmen ise kur cephesi eşlik etti. BIST100 ana endeksi haftanın son iş gününü %0,5 yukarıda (bankacılık endeks %0,9 yükseldi) tamamlarken, Türkiye’nin yabancı nezdinde risk göstergeleri az da olsa iyileşme kaydetti. Mesela 5 yıl vadeli CDS risk primi yeniden 400 baz puana gevşerken (Ekim ayında 460 baz puandı) 5 yıl vadeli Türkiye eurobond getirisi de %5,3 seviyesine geriledi.

Bu sınırlı iyimserliğin haliyle tamam mı devam mı kararı, tamamen 18 Kasım olağan TCMB PPK toplantısına endeksli. PPK’nın faiz indirimine gideceğine neredeyse kesin gözüyle bakılırken, USDTRY kuru da kararsız bir şekilde 9,70 seviyelerinin etrafında tutunmaya devam ediyor. Enflasyonun %20 seviyesine dayandığı, ÜFE-TÜFE makasının 26,4 puan kadar açıldığı bir ortamda, cari işlemler dengesinin politika belirlemede ana unsur olma yolunda ilerlediği düşünülürse, kur cephesinde ilave gevşeme beklentileri de cılız tarafta kalıyor. Kur cephesine yönelik riskleri, halen daha yukarı yönlü görüyoruz.

Geride bıraktığımız hafta sonuçlanan OPEC+ toplantısından üretim artırım kararı gelmezken, buna karşı ABD’nin stratejik rezervlerini kullanacağı yönünde tehdite, Suudi Arabistan Asyalı müşterileri için fiyat artışına giderek cevap verdi! Petrol piyasasında adeta kılıçlar çekilirken, Brent 86 dolardan 81 dolar seviyesine kadar gerilemesi ardından bu sabah 83,5 dolar ile yeniden yönünü yukarı çevirdi. 86 doların aşılması durumunda, yeniden oyuna döneceğiz!

Haftanın son iş gününü, yukarıda sıraladığım önemli gündem maddelerinin ‘kazasız’ atlatılması ve devamında Cuma gecesi ABD Kongresinden geçen 1 trilyon dolarlık altyapı faturasının da yardımı ile (Başkan Biden “nesilde bir kez” milyonlarca iş yaratacak bir yatırım fırsatı olduğunu söyledi) ABD borsaları haftayı tüm zamanların yeni zirvesinde tamamladı.

Yeni gün ve hafta başlangıcında ise, Asya hisse senedi piyasalarında kararsız biraz da düşüş eğilimli bir seyir görülüyor. Geride bıraktığımız haftayı, olumlu tamamlayan küresel riskli varlıklar, Salı ve Çarşamba günü ABD’de açıklanacak enflasyon verisini beklemeye koyuldular. Bu hafta, Türkiye cephesinde istihdam ve ödemeler dengesi istatistikleri takip edilecek.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz