Dün içeride enflasyon, dışarıda ise, küresel tedarik zincirinde meydana gelen kırılma nedeniyle ortaya çıkan enflasyonist baskıların finansal piyasalar üzerinde yarattığı tahribat ön plana çıktı.

Uzun bir süredir bültenlerimizde, çip üretim kıtlığı ile başlayan ve başta otomotiv sektörüne sıçrayan, devamında pek çok sektörü baskı altına alan tedarik zinciri sorunlarına yer veriyoruz. Malın değerini aşan konteyner fiyatlarının tetiklediği taşımacılık krizini de dün Baltık Kuru yük endeksini anlatarak bültenimize taşıdık. Aslında, küresel enflasyonun bizzati kendisinden söz ediyoruz!

Mesela, doğalgaz fiyatları, 2008 küresel krizinden bu yana en yüksek seviyeye yükseldi. Küresel pazarda azaltılmış gaz arzı ile birlikte pandeminin getirdiği kısıtlamalardan çıktığımız için enerji talebindeki artış bir tarafta, mevsim koşullarından farklı seyreden hava şartlarının getirdiği ısıtma/soğutma ihtiyacı ise talebin canlı kalmasına neden oluyor. Son 15 ayda, doğalgaz fiyatları %340 yükseldi.

Çarpıcı olması bağlamında, Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası Başlık Transfer Tesisi’nde (TTF) fiyatlar, Ocak ayında megavatsaat başı 16 Euro’dan Eylül ortasında 75 Euro’ya kadar çıktı. Bu, bir yıldan daha az sürede %360’dan fazla artış anlamına geliyor.

Dün gün boyu ekside seyreden ABD borsalarının vadeli işlemleri, bir tarafta yaşanan tedarik krizi, bunun neticesinde meydana gelen enflasyonist baskıların üzerine bir de OPEC’in üretim artışına gitmemesi sonucu Brent cinsi ham petrol varil fiyatının 82 dolar ile son 3 yılın yeni zirvesini görmesi eklenince, risk iştahı denince akla gelen ABD’nin teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq endeksi geceyi %2,1 düşüşle tamamladı.

Takdir edeceğiniz üzere, pandemi nedeniyle ekonomik anlamda yaşanan durgunluk (stagnation) bir tarafta, küresel cephede yaşanan enflasyon (inflation) ise diğer tarafta yer alarak stagflasyon (stagnation) riskinin artık yüksek sesle telaffuz edilmesine neden oluyor ki, bu da risk iştahını azaltan ve yatırımcıların keyfini kaçıran bir unsur olarak ön plana çıkıyor. Bu tablonun bir süre daha hakim olmasını olası görüyoruz.

Dün de bültenimizde belirttiğimiz üzere, risk iştahında yaşanan azalma neticesinde, yatırımcıların güvenli limana akın etmesi ile 10 yıllık ABD tahvilleri %1,5 seviyesinin etrafında işlem görürken, doların piyasa kuru olan DXY’de son 1 senenin zirvesinde işlem görüyor. ABD faizleri ile ters korelasyona sahip kıymetli madenlerin ise halen daha dar bir işlem bandında yatırımcı ilgisinden uzak işlem görmeye devam ettiklerine şahit oluyoruz.

Altının ons fiyatı, öngörümüze paralel 1,770 dolar seviyesini test ederek hafif de olsa yukarı hareketlenirken, bu sabah kazanımlarını koruyamayarak yeniden geri çekildi. Benzer bir şekilde, geride bıraktığımız hafta 15 ayın dibini gören gümüş, halen daha riskli bölgeden uzaklaşamayarak net bir sinyal  üretemedi.

Türk mali piyasalarında ise dün günün en önemli gelişmesi, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri idi. Eylül ayında TÜFE, piyasa beklentilerine paralel %1,25 artış kaydederken, yıllık TÜFE enflasyonu %19,58 ile 30 ayın zirvesine yükseldi. Üreticiye yansıyan maliyet artışını gösteren yurtiçi ÜFE enflasyonu ise aylık bazda %1,55 artarken yıllık rakamı %43,96 ile zirveden geri almış oldu.

Alt kalemlere baktığımızda, yüz yüze eğitimin başlaması nedeniyle eğitimin aylık bazda %5,15 artışla başı çektiğine şahit olduk. Alt kalemlerden ziyade, bu ay bizlerin en çok merak ettiği konu, gıda dışında çekirdek enflasyon göstergelerinin seyri idi. Malumunuz, TCMB, son 2 aydır, C tanımlı çekirdek enflasyonda görülen geri çekilmeyi ön plana alıp, manşet enflasyonda yükselişi görmezden gelerek, zamansız ve beklenenden daha fazla 100 baz puan faiz indirimine giderek, TL’nin koruma kalkanını zayıflatmış, USDTRY kuru psikolojik 9 seviyesinin kıyısına kadar ilerlemişti.

Dün açıklanan verilere göre, işlenmemiş gıda, alkolsüz içecekler ve tütün hariç D tanımlı TÜFE’de yıllık artış %19,05 (önceki ay %18,58) olurken, enerji, gıda ve alkolsüz içecekler ve alkollü içecekler ve altın hariç C tanımlı endeks bir önceki aya göre 22 baz puan yükselişle %16,98 seviyesine yükseldi. Normal şartlarda, TCMB’nin faiz indirimi için elinin olduka zayıfladığını düşünsek de, TCMB’nin 21 Ekim’de en az 50 baz puan daha faiz indirebileceğini düşünüyoruz.

Bu arada, uzun bir süredir, Ekim ayı ile birlikte enflasyonun baz etkisi kaynaklı boynunu aşağıya çevirebileceğini paylaşıyorduk. Lakin, son günlerde KDV muafiyetlerinin uzatılmaması yanı sıra, dün sigaraya yapılan zam ve beraberinde petrol fiyatının son 3 yılın zirvesine yükselmesi – net enerji ithalatçısı olan Türkiye’nin elini zorlayacağını düşünüyoruz – ile Ekin enflasyonunu da tehlikeye attı. Buna rağmen, TCMB’nin faiz indirimine devam etmesi, kur üzerinde baskıyı daha da artırabileceğinden endişe ediyoruz.

Küresel mali piyasalar bu sabah yeni günü pek de iyimser karşılamadı. Artık stagflasyonun ayak sesleri net bir şekilde hissedilirken, dün akşam ABD borsalarında yaşanan sert satışlar, bu sabah Asya piyasalarında da sirayet etmiş. Gösterge endeks Tokyo borsası %2,8 aşağıda işlem görüyor!

Sabah Reuters haberlerinde, temerrüdün kıyısına kadar gelen Evergrande’nin mülk yönetimi kolundaki çoğunluk hissesini satarak 5 milyar dolardan fazla para toplamaya hazır olduğu haberini okurken, Çinli ev inşaatçısı Fantasia Holdings’in doları cinsinden tahvilleri, 206 milyon dolarlık uluslararası piyasa borcunu zamanında ödemediğini söyledikten sonra, Pazartesi günü büyük bir satışta piyasa değerinin neredeyse yarısını kaybetti! Evergrande krizinden sonra bulaşıcılık Fantasia da sıçradı!

Facebook, dün şirketin 3,5 milyar kullanıcısının WhatsApp, Instagram ve Messenger gibi sosyal medya ve mesajlaşma hizmetlerine erişmesini engelleyen yaklaşık altı saatlik bir kesinti için “hatalı bir yapılandırma değişikliği” suçladı. Yaşananlar, şirket hisselerinde sert bir düşüşe yol açarken kullanıcılar rakip platformlara adeta hücum etti.

Son günlerde, bültenlerimizi, mali piyasalar cephesinde sert hareketlerin yaşanabileceği uyarısında bulunarak temkinli ve tedbirli duruşun elden bırakılmaması gerektiğinin altını çizerek tamamlıyoruz. Halen daha aynı noktadayız.

Bugünün veri takvimini, tüm dünyada hizmet sektörü PMI verisi süslüyor.

iktisatbnk.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz