Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın TCMB Başkanı Kavcıoğlu’dan soğuduğu yönünde Reuters haberi ardından her gece resmi gazeteyi bakar olmuştuk. Dün Erdoğan-Kavcıoğlu arasında akşamüzeri düzenlenen yüz yüze görüşme ardından, geceyarısı, TCMB’de görev değişimi yaşandı.

Resmi gazete göre, TCMB Başkan Yardımcısı Semih Tümen ve Uğur Namık Küçük; Para Politikası Kurulu (PPK) üyesi Abdullah Yavaş görevlerinden alındı. Başkan Yardımcısı pozisyonuna Taha Çakmak (BDDK’da görev yapıyordu), PPK üyeliğine ise İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Yusuf Tuna atandı.

Sosyal medyada, PPK üyesi Abdullah Yavaş’ın, geçen ay gerçekleştirilen faiz indirimi kararında, katılımcılar arasında adının geçmemesi, dedikodu mekanizmasını çalıştırarak faiz indirimi yönünde oy kullanmak istemediği söylentilerine neden olmuştu. Benzer bir şekilde, Başkan Yardımcısı Tümen’in de adı, “soğuma” haberleri ardından Kavcıoğlu’nun yerine geçiyordu.

Takdir edersiniz ki, tüm merkez bankalarından isimlerden ziyade kurumsal kimlik ve bağımsızlık çok önemlidir. TCMB’nin son yıllarda bu yönde iyi bir sınav verememesi ve süregelen kredibilite kaybı veya aşınma ile gece geç saatlerde USDTRY kuru 9,20 seviyesini yükselerek bilinmeyen sularda yeni ufuklara yelken açtı!

TCMB’de dün gece gerçekleştirilen kan değişimi ardından, önümüzdeki hafta Perşembe günü düzenlenecek olağan PPK toplantısında faiz indirimi için de kapının iyice açıldığını hissediyoruz. Bu beklentimiz, uzun bir süredir bültenlerimizde paylaşıyorduk.

Başkan Kavcıoğu’nun 1 Eylül tarihinde, çekirdek enflasyondaki gerilemeyi ön plana çıkararak vermiş olduğu faiz indirim sinyalini baz alırsak (USDTRY kuru 8,2620 idi) geçen 30 iş gününde, TL’deki değer kaybı %11,5 seviyesine ulaştı! Benzer zaman aralığında, yabancı indinde Türkiye’nin risklerini yansıtan 5 yıllık CDS primleri 350 seviyesinden 450 baz puan dayanarak son 6 ayın zirvesine yükseldi!

Dün, küresel piyasalar, FED’in bir sonraki hamlesine ışık tutacak öneme sahip olan ABD TÜFE enflasyonun takip etti. Anketlerde %5,3 artış kaydetmesi beklenen TÜFE, %5,4 olarak gerçekleşirken, çekirdek TÜFE ise yıllık bazda beklentiler paralelinde %4 artış kaydetti. Enflasyonun beklentilerin hafif üzerinde sonuçlanması, aslında çok daha yüksek bir gerçekleşmeden endişe eden piyasaların günü yükselişle tamamlamasına neden oldu.

Hepimizin bildiği üzere, karanlık günlerde sığınılan güvenli liman, güneşli günlerde hemen terk edilebiliyor. Neden mi söz ediyorum? Elbette dolar endeksinden. Dün enflasyon verisine piyasa tepkisinin olumsuz olmaması, ABD Dolarının küresel anlamda değer kaybetmesine neden olurken, başta kıymetli madenler, devamında ise hisse senedi endeksleri günü yükselişle tamamladı.

DXY’nin 94 seviyelerinin diplerine geri çekilmesi ile, kıymetli metallerde %2’ye varan bir yükseliş görüldü. Gün içerisinde altın 1,795 seviyesine yükselirken, bir önceki gün 1/2 oranında alım yaptığımız gümüş 23,25 dolar seviyesine kadar yürüdü! Teknik manada, 23,30 seviyesinin üzerinde haftalık kapanış durumunda, pozisyon artırmaya devam edeceğiz. Hazır altından söz etmişken, USDTRY ve altının beraber yükselmesine paralel Türk yatırımcısının göz bebeği olan gram altının da 530 TL seviyesine yükseldiğini not edelim.

Akşam saatlerinde açıklanan FED toplantı tutanakları ise iyimser havayı bir nebze de olsun kırdı. Tutanaklara göre, FED’in tahvil alım yoluyla piyasalara vermiş olduğu likiditeyi kısmaya (tapering) Kasım ortası ya da Aralık başında başlaması beklenirken, program 2022 ortasında tamamlanacak. FED üyeler arasında son dönemlerde enflasyonun geçici olmayabileceği yönünde çatlak sesler çıksa da, tutanaklarda enflasyonun daha uzun süreceğini ancak geçici olduğunu yinelenmiş.

ABD borsalarının geceyi ılımlı yükselişle tamamlaması ardından bu sabah Asya piyasalarında da hava güzel. Hem dolar endeksinin, hem de 10 yıllık Amerikan tahvillerinin son günlerin ateşli bölgesinden bir nebze de olsun uzaklaşmasıyla, gösterge endeks konumunda Tokyo borsası %1 yükselişle bu sabah başı çekiyor. ABD borsalarının vadeli işlemlerinde de yükseliş isteğinin ağır bastığını görüyoruz.

Doğal gaz fiyatlarının arz endişesi ile çok sert yükselmesi sonrasında (substitution effect – ikame etkisi) petrole olan talebin korunmaya devam etmesini beklediğimizi paylaşmıştık. Brent cinsi kuzey denizi petrolü, bu sabah, yeniden 84 dolar seviyesine yaklaştı. Kış öncesi, enerji fiyatlarında yaşanan önlenemez yükselişe karşı OPEC üzerinde üretim artışına gidilmesi yönünde tam saha baskının devam edeceğini düşünürken, fiyatın daha da yükselmeye devam etmesi durumunda, ülkelerin de stratejik rezervlerini kullanmaya başlayacaklarını düşünüyoruz. Daha o noktadan uzak olduğumuzu düşünerek petrol uzun pozisyonlarımızı koruyoruz.

Bugünün veri takvimi  ABD’de ÜFE enflasyonu, her hafta Perşembe günü olduğu üzere ABD işsizlik maaşı başvurularını takip edeceğiz. ABD’de şirket bilançoları açıklanmaya devam ederken, içeride TCMB ve BDDK’nın haftalık bülteni takip edilecek.

Türk mali piyasaları, son gelişmelere ve haftaya beklenen faiz indirimine paralel, halatı kopmuş gemi misali, bilinmeyen sularda yolculuğuna devam etmesine yüksek ihtimal veriyoruz. Bu da en basit anlatımla, TL ve TL cinsi varlıklarda değer kaybı baskısının devamı anlamına geliyor.

iktisatbank.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz