AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başında bulunduğu Türkiye Varlık Fonu, her geçen gün büyüyen bir kara deliğe dönüştü. Birgün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre yasalara aykırı olarak gecikmeli bir şekilde TBMM’ye sunulan denetim raporları, Varlık Fonu’nun borçlanma fonuna dönüştüğünü, BOTAŞ başta olmak üzere önemli kuruluşların finansal işlemlerini senelerdir denetimden kaçırdıklarını ortaya çıkardı.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sunulan Türkiye Varlık Fonu 2020 Yılı Denetim Raporu’na göre, fonun borçlanmayı ifade eden “Yükümlülükler” kaleminde bir yılda 635 milyar TL’lik artış yaşandı. Bir yıllık ticari zarar ise 103 milyon TL oldu. 2019’da 950 milyar 156 milyon TL olan borçların toplamı, 2020’de 1 trilyon 586 milyar 104 milyon TL’ye yükseldi. Yükümlülükler kalemi içerisindeki en yüksek artış, ‘Finans sektörü faaliyetlerinden kaynaklanan borçlar’da yaşandı. Bu borç kalemindeki artış 555 milyar 940 milyon TL oldu. 2019’da 811 milyon 133 bin TL olan finans sektörü borçları, 2020’de 1 trilyon 367 milyar 73 milyon TL’ye ulaştı.

Raporda, bağımsız denetim şirketlerinin tespitlerine yer verildi. Buna göre, Varlık Fonu içerisinde yer alan önemli kuruluşlar, denetçilerden belge gizledi ve açık bulgulara erişilmesini engelledi. 2019 yılında bağımsız denetçileri engelleyen BOTAŞ, 2020’de de bu tutumunu değiştirmedi. Rapora göre, 2 milyar 450 milyon TL tutarındaki uzun vadeli alacakları incelemek isteyen denetçiler, gizlilik gerekçesiyle denetim yapamadı.

Raporda, özelleştirileceği iddiaları gündemde olan BOTAŞ’taki gizliliğe ilişkin ayrıca şu tespite yer verildi: “31 Aralık 2020 itibarıyla satışların maliyeti ve stokları, konsolide finansal tablolarda 65 milyar 835 milyon TL ve 4 milyar 528 milyon TL olmakla birlikte fiziki stok sayımı gözlemlenememiş ve stok alım fiyatlarının gizlilik unsuru taşıması sebebiyle birim maliyetlerine ilişkin yeterli ve uygun denetim kanıtı elde edilememiştir. Ayrıca 31 Aralık 2019 tarihi itibarıyla elde tutulan stok miktarının ve 31 Aralık 2020 tarihinde sona eren yıla ait birim maliyetlerinin denetimine ilişkin olarak alternatif prosedürlerle de tatmin edici bir kanaate ulaşılamamıştır.”

ÇAYKUR’un denetimlerinde de önemli bulgulara erişilemediği ifade edildi. Rapora göre, ÇAYKUR’un finansal tablolarında yer alan 3 milyar 548 milyon TL’lik stok miktarına ulaşılamadı. Raporda, bu nedenle 2020’deki 3 milyar 325 milyon TL tutarındaki satış işlemlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespit edilemediği kaydedildi.

PTT de denetçilerden belge saklayan kuruluşlar arasında yer aldı. 31 Aralık 2020 itibarıyla devam etmekte olan hukuki davaların önemli bir bölümüne ilişkin uygun denetim kanıtlarının elde edilemediği vurgulanan raporda, PTT’nin 31 Aralık 2020 itibarıyla finansal tablolarında yer alan 206 milyon TL, 3 milyar 839 milyon TL ve 1 milyar 267 milyon TL’lik tutarlarındaki ticari alacaklarına ilişkin yeterli verinin toplanamadığı ve bu nedenle alacakların akıbetinin bilinmediği ifade edildi.

HALKBANK UYARISI

Denetim Raporu’nda, ABD’de yargılama konusu olan Halk Bank’a ilişkin de önemli tespitler yer aldı. Raporda, Varlık Fonu’nun, ABD New York Bölge Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada İran’a yönelik yaptırımları ihlalle suçlanan Halk Bank’ın olası cezasına karşı bir karşılık ayırmadığı ifade edildi. Halk Bank’ın finansal tablolarının, “Türkiye Finansal Raporlama Standardı”na aykırı olduğu da denetim bulguları arasında sıralandı.

Ziraat Bankası, denetçilerin standart dışı uygulamalar tespit ettiği bir diğer kuruluş oldu. Buna göre, Bankanın, “Karşılıklar, koşullu borçlar ve koşullu varlıklar” dışında ayrılan 3 milyar 505 milyon TL tutarındaki para, standartlara aykırı olarak kurum bünyesine kayıt ettirildi.

OLUMLU GÖRÜŞ YOK

Varlık Fonu’nun geneli hakkındaki denetimlerin sonuçları da raporda yer aldı. Buna göre, bağımsız denetçiler, Varlık Fonu’na “olumlu görüş” vermedi. Bunun yerine bir kısım işletme için “şartlı görüş” bir kısmı içinse “sınırlı olumlu görüş” verildi.

Haberin tamamı burada.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz